DEWRAN Dakikalardır tek ayak üzerinde durmaktan belim ağrımıştı. Ferzan ile Ciwan, gelir gelmez bizimle taşşak geçmeye başlamıştı. Heja ve Avşin, ara sıra oturup soluklanıyorlardı ve cezalarına kaldığı yerden devam ediyorlar. Allah var, kaynana fenaydı. Gelini ile kızına kıyamıyordu lakin bize acımıyordu. “Ana yeter, gözünü seveyim!” Dîyar ağa tükenmişlikle söylendi. Lakin Gulazer hanım nuh diyor peygamber demiyordu, değneklerinden güç alarak etrafımızda dolanıyordu. “Yetmez!” dedi kızgın bie tavırla. “Cezanızı çekeceksiniz, benim arkamdan iş çevirdiniz!” “Kaynana özür dileriz, hadi bırak artık bizi.” bıkkın çıkan sesimle zevk alırcasına gülümsedi. Babam, Welat ağanın kulağına bir şeyler fısıldadı. Welat ağanın gözleri ışıltıyla parlarken, Avşin’e baktı ardından ayağa kalktı

