Sabah Kiell evden çıkıp gittiğinde Neyila yatmaya devam ediyordu. Bütün gece uyumamıştı ama yine de uykusu yoktu. Ağrıyan bedeni, morarmış teni gecenin izlerini taşıyordu. Yere saçılmış eşyalar küçük ve başarısız isyanından geriye kalanlardı. Yatağın kenarındaki küçük çekmeceye uzandığında sızlayan koluyla kaşları çatıldı. Omzunda açılan yaradan kurumuş kan beyaz örtüye bulaştı. Çekmecenin içindeki küçük bilekliği avuçlayıp göğsüne bastırdı ve gecenin sonunda ilk defa gözlerinden yaşlar boşandı. Kendisini her zaman koruyan isimsiz kahramanını istiyordu. O zaman bu acıları çekmek zorunda kalmazdı. Dün gecenin anılarıyla dolduğunda gözyaşları bir kez daha serbest kaldı. ''Neden beni unuttun? Unutmasaydın ben bunları yaşamazdım. Hatırlasaydın bu bilekliği koluma takmak yerine engel olurdun.

