son yağmurlar da dindi dinecek, yazın habercisi kırlangıç saçakta senin o atlıkarınca gülümseyişinle. –Cevat Çapan Kocaman ıssız bir adadaydı. Burnuna enfes deniz kokusu doluyordu. Yalnızlık o kadar huzur vericiydi ki... Ama... Ama eksik bir şeyler vardı. Sanki... Sanki kalbinde olan eksik bir şeyler... İlerlemeye başladı. Masmavi, berrak deniz adeta bir yatağı andırıyordu. Ve Lal denize dokunmak orada su damlası oluşturmak için deli gibi can atıyordu. Kıyıya vuran sahil sesi ve nereden geldiğini bilmediği ilahi bir müzik vardı. Müzik o kadar hoştu ki sanki bedenini sakinleştiriyordu. Sanki onu bir şeyin kollarına sürüklüyordu. Derin bir nefes çekti ciğerlerine... Sanki son nefesiymiş gibi... Ayaklarını soktu suya... Sanki son dakikalarıymış gibi... Ve damlalar oluşturdu suyun

