Duyduklarımın anlamı neydi? Yedi sene önce Sungur Alp ne yaşamıştı da kalbini Karadeniz’e gömmüştü? Yoksa sevdiği mi vardı? Onu mu kaybetmişti? Akla gelebilecek en iyi senaryo buydu. Çünkü annesi, ablası ve Miray sen kimseye aşık olamazsın demişlerdi. Omuzlarım istemsiz aşağıya doğru düştü. Bu, neden kalbimi bu kadar yaralamıştı? Onun birini sevme ihtimali bile canımı yakmaya yetmişti. Gerçekten o kişiyi çok sevmiş miydi? Ya da ona ‘seni seviyorum’ demiş miydi? Sertçe yutkundum. Kendine gel, Arya. Bu evlilik gerçek değil, sizin aranızda hiçbir şey yok. Neden bu kadar kısa zamanda bu kadar acı çekecek hale gelmiştim? Sanki başka bir şey vardı. Kendimi kaybediyor gibi hissediyordum. Sanki birbirimize aittik, bir parçam ondaydı. Onun parçası da bendeydi. Bu yüzden acı çekiyordum. Elleri

