Ablamın yanına oturduğumda, Alpaslan peşimden gelerek karşıma, Adnan eniştemin yanına oturdu. Yüzü yorgun görünüyordu, sırtını koltuğa yasladı ve derin bir nefes aldı. Adnan enişte, "İyi misin?" diye sordu endişeyle. "İyiyim. Bu aralar çok yoruldum, bu yüzden kanamış olabilir." Adnan enişte bir anlığına bakışlarını ciddileştirerek, "Sen yine de kendini çok fazla yorma," dedi. "Burun kanaması kimi zaman ciddi olabilir." Gözlerimdeki tedirginliği gören Alpaslan, yüzünü hafifçe buruşturarak, "Uzatma, bir şey yok," dedi. Enişte başını iki yana salladı. "Hep öyle derler. 'Bir şeyim yok, iyiyim' derler ama kimse durumun ciddiyetinin farkında olmaz." Alpaslan kaşlarını çatıp hafifçe gerildi. "Oğlum, şu kızı daha fazla panik ettirme. Alt tarafı burnum kanadı. Sanki sürekli oluyor." Ona bakar

