Doğum günümü İzmir’de kutlamak için kolları sıvayan aileme başıma gelenlerden söz edemiyorum elbette. Metehan’ı gördüğünden beri suskunluk denizinde kulaç atan, kaşlarını çatmak ya da insanın yüzüne hançere benzeyen bakışlarını sabitlemek dışında da pek bir şey yapmayan babama eziyet edemem. Onun tavrı en çok beni sıkıntıya sokmuş olsa bile bu kadarının kimseye faydası olmayacağının farkındayım. Akşama kadar dans etmek için büyük evin yanında kalan küçük eve geçtim. Burada çok eskiden Ateş dedemin kaldığı söyleniyor. Hatta anneannem o günleri ballandıra ballandıra anlatmayı epey sever. Ben de bu evin samimiyetine bayılıyorum doğrusu. Annem büyüklerden kaçmak ve kuzenleriyle baş başa vakit geçirmek için buraya kaçmayı severmiş önceden. Ona hak veriyorum. Bu ev kaçmak, dinlenmek, samimiyeti

