Noyan’a inanamıyordum. Gerçekten... bu adam neydi böyle? Odadan çıkıp aşağıya inene kadar kendi kendime sırıttım. Bir insanın her saniye daha da aşık olması mümkün müydü? Ben oluyordum işte. Ne utanmam kalmıştı yanında, ne edebim. Resmen edepsiz olmuştum ben ya! Omzumu hafifçe kaldırıp indirerek, salak bir gülümsemeyle kendi kendime sırıta sırıta aşağıya indim. Çardağa yaklaşınca gördüm ki çekirdek ve çay faslı bitmiş, masa bezelyeyle dolmuştu. Buzluğa ayıklıyorlardı hep birlikte. Bahçedeki çardağa yaklaştığımda gülümsememi saklamaya çalıştım ama nafile. Nermin annenin şahin gözleri hemen yakaladı. “Hah geldin mi, maşallah maşallah, hep gül böyle kızım!” Sesiyle birlikte utanarak gülümsedim yeniden. Ama içimde garip bir suçluluk da vardı. Ben yukarıda, dünyamı sil baştan yazan adamla t

