1.Yok Sayılan Hayatlar

1042 Kelimeler
Elimde ki dolu tepsiyi tezgahın üzerine bıraktım ve ağrıyan sırtımla yüzümü buruşturdum.Saat gecenin yarısına yaklaşmıştı ama hala misafirlere hizmet ediyordum.Yaşadığım hayata içimden lanetler ederek kirli bulaşıkları lavabonun içine koydum ve kollarımı sıvayarak yıkamaya başladım. Anneme kıyamadığımdan onu uyuması için odasına göndermiştim.Zaten içeride sadece erkekler vardı ve burada boşu boşuna beklemesine gerek yoktu. Köpüklediğim çay bardaklarını tezgahın boş tarafına koydum.Önüme gelen saç tutamını omuzumla geriye doğru itmeye çalışıp elime başka bir bardak aldım. Dalgın bir şekilde işimi yaparken ardımdan gelen sesle irkilerek geriye döndüm. "Kolay gelsin." "Sağol abi, buyur bir şey mi istedin?" "Yok bir şey istemiyorum.Banyoya gidecektim de seni görünce halini sorayım dedim.Nasılsın iyi misin?" Koyu renk saçlarına tezat ela olan gözleri, ilgiyle üzerimde gezindi.Rahatsızlık hissiyle ellerimi önümde birleştirip bir an önce gitmesi için hızla konuştum.Babam ya da her hangi biri görürse yanlış anlaşılabilirdi ve bu da benim sonum olabilirdi.Her ne kadar kuzenim de olsa buralarda böyle şeyler normal karşılanmazdı.Bekar bir kız ve erkek baş başa konuşamazdı. "İyiyim abi sağol." Bana karşı olan bakışlarında ki ifade son zamanlarda değişmişti ve bu beni oldukça rahatsız ediyordu.Bir kaç kez rast geldiğim bakışlarında bariz bir beğenme vardı.Mutfağın ortasında durmuş,birinin gelebilme ihtimalini hiç düşünmüyormuş gibi rahat görünüyordu. Kadir abi. Amcamın oğlu. Annesinin bir tanecik oğlu, Eroğlu ailesinin göz bebeğiydi.Ne yaparsa yapsın kimse karışmaz,bir şey demezdi.Yirmialtı yaşındaydı ve annesi onun için bugüne kadar onlarca kıza görücü gitmişti ama hiç birini istememişti.Burnu havada biriydi biraz ama annesinin deyimiyle zor sadece beğeniyormuş.Oysa ki bir işi gücü yoktu, babasının yanında çalışıyordu. "Şu 'abiyi' bir bırakamadık." Sessiz söylediğini sanıyordu galiba ama gergin ortamda yankılanan sözleriyle kalbim korkuyla tekledi.Ben donmuş bir şekilde duruken o gözlerimin içine bakıp bir tepki vermemi bekledi. Duyacağımı bile bile söylemişti. Şimdiye kadar hep bakışlarıyla sürdürdüğü tavrını görmezden gelmiştim ama artık iş söyleme noktasına gelmişti.Bu yüzdendi korkum. Ama şuan da görmezden gelmeliydim çünkü içeride babamlar vardı ve bunu göze alamazdım.Kaşlarımı çatarak kafamı yana çevirdim.Umarım anlar ve çıkardı artık mutfaktan. Bu yüzden hiç konuşmadım.O da bir kaç saniye sonra bana gayet açık bir ifadeyle baktıktan hemen sonra mutfaktan çıkmıştı.Bir şey söylemeyeceğimi anlamıştı. Hızla arkamı dönüp titreyen ellerimi tezgaha yasladım. Ne yapacaktım? Nasıl söyleyecektim olmayacağını, ne zaman? Bu duyulursa babam beni hiç beklemeden evlendirirdi Kadir abiyle.Maddi durumları bize göre çok daha iyiydi ve bu babam için yeterli bir sebepti. Allah'ım yardım et... Az sonra koridordan gelen seslerle amcamların kalktığını anladım ve hiç görünmek istemesem de mecburen ben de oraya ilerledim.Babamın ardında durarak misafirleri yolculadık.Hiç kimseyle göz göze gelmemeye dikkat etmiştim. Nihayet kapanan kapıyla birlikte babamın sigara içmekten kalınlaşan sesini duydum. "Anan nerede?" "Uyuyor." "İyi." dedi her zaman ki tavrıyla.Sert ve duygusuz. Bu kadardı bizim iletişimimiz işte.O bir şey sorar ben,az ve öz şekilde cevabını verir ayağının altında dolaşmazdım. Babam tarafından göremediğim değer ve sevgisizlik için artık üzülmüyordum.O böyle biriydi ve ben bu saatten sonra ondan sevgi dolu bir baba olmasını beklemiyordum. Çünkü büyümüştüm. İçimde ki küçük kız çocuğu ondan hala sevgi dilense de ben artık büyümüştüm. Az önce yaşanan tatsız olaylar yüzünden düşünceli ve dalgın bir şekilde mutfakta ki işlerimi bitirip ben de yatmak için odama geçmiştim. Yorgundum.Bir de üzerine bugün ki Kadir abi meselesi eklenince bu yorgunluk ruhuma kadar işlemişti. Müsait bir vakitte onu, bu tavırlarını bırakması için uyarmalıydım.Biz diye bir şey olamazdı.Ben onu abim gibi görüyordum ve görmesem bile aramızda tam yedi yaş vardı.Mümkünü yoktu. Şimdilik tek temennim uygun bir zaman bulmaktı. Bunun için çokca dua etmeliydim... *** Urfa'nın sıcak yaz gününe her zamanki rutinimi yaparak başlamıştım.Erkenden uyanıp babama kahvaltı hazırlamıştım ve işe gidince de evi temizlemiştim.Anneme pek iş yaptırmıyordum evde.Zaten babam tarafından yeterince köle gibi çalıştırılmıştı bu yaşına kadar.Biraz rahat etmesini istiyordum.Tek çocuktum ve son zamanlarda ileride onu babamla nasıl yalnız bırakacağımı düşünüp duruyordum açıkcası.Sonsuza kadar bekar kalmayacağımı da biliyordum.Babam kendisi için uygun birini bulur bulmaz beni evlendirecekti.Onun için önemli olan tek kriter zengin bir aileye gelin gitmemdi. Böylece o da bu zenginlikten faydalanabilecekti.Bazen onun babam olmasından dolayı utanıyordum. "Kızım, neyin var dalgınsın sabahtan beridir?" Annemin naif sesiyle daldığım düşünce çukurundan çıktım.Az şey düşünüyor muşum gibi bir de dün akşamı düşünüyordum.Kadir abi meselesini bir an önce halletmeliydim. "Yok bir şey annem.Sıcaktan bunaldım biraz." Urfa'da evlerin bahçesi yüksek duvarlardan oluşurdu.Avlu denilen bu bahçelerde çardak gibi oturma alanları olurdu.Biz de annemle öğleden sonrayı burada oturarak geçiriyorduk.Ben annemin dizlerine yatmış,saçlarımı sevmesinin tadını çıkarıyordum. Avlumuzda olan büyük çınar ağacının gölgesi oturduğumuz yeri kaplamıştı.Elini koyu renk, uzun saçlarıma attı.Yavaş yavaş okşarken mırlıdandı. "Kurban olurum sana.Sensiz ne yapacağım ben.Kolum kanadımsın sen benim." Gözleri dolu doluydu.Bu hali korkmama sebep oldu.Yoksa Kadir abi aileden birine bir şey mi söylemişti?Geç mi kalmıştım Allah'ım.Belki de dün ki sessizliğimi kabul etmişim gibi algılamıştı.Ritmi hızlanan kalbime tezat daha sakin bir şekilde sordum. "Neden böyle konuşuyorsun ana?Bilmediğim bir şey mi var?" "Yok yavrum ne olacak.Öyle duygulandım.Bu günlerde görücüler babanın iş yerine gidip geliyormuş.İllaki biri akıla yatıcak, seni verecek.Ondan diyorum." İçimden verdiğim derin solukla şükrettim. Söylememişti kimseye demek ki.Hem de hemen halletmeliydim şu işi. "Ben hiç seni bırakır mıyım kız?Sensiz ne yaparım başka yerlerde." Doğrulup yanaklarına bıraktığım öpücüklerle ona takıldım. "Oyyy...Bırak beni deli kız." Gülerek sıktığım yanaklarını serbest bırakıp geri çekildim. "Kalk hadi akşam yemeğini hazırlayalım Baban gelir şimdi.Kızmasın." "Onun kızmadığı gün mü var ana.İlla ki bir sebep bulur." "Söyleme öyle kızım, atan o senin." Anneme göz devirip eve ilerledim.Haklı olduğumu bilmesi, gelenek ve adetlerini göz ardı edeceği anlamına gelmiyordu.O böyle korkuyla büyümüştü.Tek başına iken bile babam hakkında kötü konuşamazdı.Yaptığı, söylediği her şeye boyun eğmişti ama bir laf söyleyemezdi karşısında. **** Güneş Urfa'nın sıcak topraklarını yavaş yavaş terk ederken elimde ki kaşık ve çatalı da avluda ki sofraya koydum.Bir eksik görünmediğini görünce tekrar içeri geçtim.Biz,babamla birlikte yemez annemle mutfakta yemek yerdik.Küçüklüğümden beri süre gelen bu durumu artık yadırgamıyordum.Masaya oturduğumuz vakit avludan gelen babamın sesiyle şaşkınlıkla anneme baktım.Babam bana hiç ismimle seslenmez, aynı evin içinde varlığımdan bile bazen haberdar olmazdı. "Roni!" "Anne?" dedim ne yapacağımı bilmez şekilde. "Git kızım.Bir şey isteyecek herhalde, ben peşinden geleceğim.Şimdi ben de gelirsem daha çok kızar." "Sağır mısın sen kime diyorum kız?!" Tekrar duyduğum yüksek sesle hızla ayaklanıp avluya ilerledim. Masada oturmuş, elinde ki tesbihiyle oynuyordu.Ellerimi önümde birleştirip karşısında durdum. "Niye hemen gelmiyorsun!" "Duymadım baba." dedim o an aklıma gelen ilk yalanı söyleyerek.Bana ters bir şekilde bakmış ama bir şey dememişti. Bir süre sessizce beni süzdü. Bu hali beni daha da korkuttu.Ne diyecekti bilmiyorum ama ben şimdi gerginlikten düşüp bayılacaktım. Ve az sonra duyduğum kelimelerle gerçekten düşünmekle kalmayıp bayılacağımı sandım. "Yarın misafirlerimiz var.Hazırlığınızı yapın, seni istemeye gelecekler."
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE