Ruhumun kırıklarını ellerimle toplayacağım bir güne daha uyanmıştım. Bugün büyük gündü. Ne büyük ama! Düğün sabahı ruhumun da cenazesine kaldırdığım bir güne uyanmıştım.Üzerimde ki gelinliğe ilgisiz gözlerle bakıp, makyajdan değişen yüzüme baktım.Kim ne derse robot gibi yapıyordum.Uzun siyah saçlarım kafamın arkasında dağınıkça toplanmıştı. Güzel görünüyordum. Ama bu sadece dış görüntüm için geçerliydi. Düğün saati yaklaştığında avludan gelen kalabalık sesleri de artmıştı. Beni babamın evinden alacaklardı.Bana bir gün bile babalık yapmamış, bir kez saçımı okşamamış babamın evinden.Benim doğumumdan sonra hayati tehlikesi olduğundan rahmi alınan annemin,ona bir erkek çocuk vermediği için benden nefret babamın evinden alınacaktım. Ardımda bırakacağım güzel bir aile hayatım yoktu.Ya da

