TOYGAR Ertesi gün okul olduğundan akşam 22.15’te eve döndüm. Kapıyı açtığımda lambalar kapalıydı ama televizyonun sesi ve mavi ışık hüzmesi salonun kapısından dışarıya taşıyordu. Ayakkabılarımı çıkardıktan sonra salonun kapısına doğru ilerledim. Birkaç adım sonra, görüş alanıma Hayat girdi. Koltuğun üzerinde, dizlerini hafifçe kırmış şekilde televizyon izlerken elinde kumandayla uyuya kalmıştı. Saçları kırlentin üzerine dağılmış, siyah telleri yüzünün yarısını örtmüştü. Üzerine gelişigüzel örttüğü polar battaniye beline kadar kaymış, beyaz tişörtünün üstünden nefes alışverişi belli oluyordu. Bir an durup onu izledim. Uyurken bile huzursuz görünse de çok güzel bir kızdı Hayat. Dudakları, gözleri, burnu, yüzünün şekli… Yüzünü incelediğimi fark edince silkelenir gibi kendime geldim. Uyandı

