Yazar anlatımı... Kenan ve Hazan iki gün boyunca İstanbul’un her köşesini yeniden keşfetmişlerdi. Sanki zaman geri dönmüş, hayat onları hiç ayırmamış gibiydi. Sabahları Kenan, Hazan’ın evinin önüne geldiğinde genç kadının yüzündeki o sabah ışığına karışan tebessüm, her şeyden daha gerçekti. Gün boyu birlikte gezmiş, deniz kenarında yürümüş, kahkahalar atmışlardı. Hazan yine onunla nefes alıyor, Kenan da onunla yaşıyordu. Ama mutluluk, her zamanki gibi kısa sürdü. Çünkü gitme vakti gelmişti. Veda günüydü. Havalimanının kalabalığı arasında insan sesleri, valiz tekerleklerinin gürültüsü, uçuş anonsları… hepsi birbirine karışmıştı. Kenan, Hazan’ın elini tutuyordu. Bırakmak istemiyordu. Ama bırakmak zorundaydı. “Seni çok seviyorum… biliyorsun, değil mi?” dedi Kenan, gözlerini onun gözlerind

