Lal Boynum ağrıyordu. Of sırtım, belim, bacaklarım... Sanki bütün gece birinin omzuna koymuşum da bacaklarımı, öyle yatmışım. Kıpırdanmaya çalıştığımda ipleri fark ettim ve uyandım anında. Oha! Bağlıyım ve bir sandalyede oturuyorum. Üzerimde dün geceki elbisem var ama kürküm yok. Etrafıma bakınıyorum. Eflal de yanımda. Siktir! Siktir kere siktir! “Eflal! Aşkım uyan.” Eflal tepki vermiyor. Acaba öldü mü? Allah’ım hayır, bu yakışıklılık bu kadar erken telef olamaz. Bu adamı yeni buldum ben daha. Beni al onu alma! “EFLAL!” sıçrayarak uyandı. Onun fevri tepkisiyle sandalye sallanıp arkaya devrildi. Hay sikeyim! “Ne oluyor lan!” dedi panikle. Ölmemiş şükür. Ben durum analizine geçebilirim. Oda gibi bir yerdeyiz. Neredeyiz? Kırmızı iki ışık kaynağı dışında görüşüme katkı sağlayacak bir

