|+18|! Pazar günkü o kalabalık aile yemeğinin üzerinden birkaç gün geçmişti. Devran’ın ekibinin malikânede daha sık vakit geçirmesine yavaş yavaş alışıyordum. Yunus, Barış ve Görkem, operasyonda olmadıkları zamanlarda burayı adeta ikinci evleri bellenmişlerdi. "Birkaç gün ayrı kaldık diye hemen rezil mi ettin kendini?" Yunus’un sesini duydum. Odama girerken bir yandan da bıkkınlıkla başını sallıyordu. "Seni onunla yalnız bırakmamalıydım." Bakışları, yatağımda yorganın altına gömülmüş o uzun gövdeye takıldı. "Hop! O ne demek şimdi?" Barış, yorganın altından kafasını çıkartarak isyan etti. "Ben burada Leyli’ye Devran’ı nasıl mutlu edeceğine dair eğitim veriyorum! Allah bilir o adam ne kadar sapıktır; Leyli’nin her şeye hazırlıklı olması lazım!" "Tabii, tabii..." Yunus gözlerini devirdi.

