Arabanın içine bakmadan Murat’ın yanına giderek, “Selamünaleyküm Murat kardeş hiç vazgeçmeyeceksiniz her halde bahçeden. Sabah sabah uyuyamadın mı, muhtar oturduğum evin adresini de mi verdi yoksa?” Murat hiçbir şey demeden cebinden cüzdanını çıkartarak polis kimliğini gösterdi. “Savcı bey seninle görüşecek” diyerek koluna girip aracın sağ arka kapısının yanına götürdü. Savcı Sedat aracın camını yarısına kadar açarak, “Telefonunu kapatarak memur arkadaşa ver. Arama emri elimde. Bahçene gidince orada bakarsın. Arabanın anahtarı yanında mı?” “Yok efendim. Alıp geleyim hemen. Hem ekmekleri de bırakayım. Ne oldu yine sayın savcım. Aklandığımı sanıyordum.” Savcı Yusuf’a cevap vermeden ‘sen de çık’ dedi Murat’a ‘eve girmesine müsaade etme. Gerekirse annesini çağır o versin anahtarı.’

