Yusuf şişe dizdiği patlıcan ve biberleri közlemiş ve tepsiye koymuştu. Mangalda şişe takılı pişmekte olan kuyruk yağlı kuşbaşı etin mis gibi kokusu etrafı sarmıştı. Ali, “Of of, of ki ne of yine döktürüyorsun kardeşim ellerine sağlık” diyerek Yusuf’un yanına geldi. “Bu arada gözün aydın kızına kavuşmuşsun, cici anne adayıyla da ahbap olmuşlar hemen.” “Aman sus Ali nazar değmesin de. Dünkü yaşadığımız kabustan sonra bugün ilaç gibi geldi. Mutluluğumuzu bozacak bir şey olacak diye çok korkuyorum. Ben böyle günler yaşamayalı asırlar oldu sanki.” Cesur hareketlenerek yaklaşmakta olan savcı Sedat’ın arabasına doğru havlayarak koşmaya başladı.Yusuf ve Alin’in başından kaynar sular aynı anda dökülüverdi. Ali ‘Şeytan diyor ki git şunun…’ diye söylenmeye başlayan Yusuf’a, “Sakin ol Yu

