Divan örtülerini toplarken Banuçiçek’in gece yaptığı şeyi düşündü. Nasıl bir ruh haliyle yapmıştı bunu. Hızlıca çayı demleyip kahvaltı masasını hazırladı. Ne olur ne olmaz diye kulağı banyoda idi. Ses gelip gelmediğini kontrol ediyor düşer bayılır, seslenemez diye korkuyordu. Bu arada ikindi vakti geçmek üzereydi. Farzından bari kılayım diye düşünürken abdest konusu kafasına takıldı. Banyo dolu idi. Dışarıya da çıkmak istemiyordu. Abdesti vardı ama ‘Banuçiçek’in elini tuttum, helalim değil ki, ayrıca kanlı örtülere dokundum.’ Sonra Bolu’da ki eniştesi geldi aklına. Günümüz standart Müslümanlarından. Cumadan cumaya camiye, Ramazan ayında da üç beş gün oruç. Tabi onuda tutabilirse. Ve meşhur klişeleşmiş söz ‘kalbin temiz olacak kalbin, benim kalbim temiz. Camiden hiç çıkmayıp neler

