Kiara, soğuk, rutubetli ve toprak kokan bir yerde uyandı. Başındaki ağrı, dünyayı döndürüyordu. Gözlerini açtığında, loş bir ışık göründü; eski, terk edilmiş bir maden ocağı ya da sığınaktı burası. Bilekleri ve boynu, kalın, sürtünmeden derisini acıtan sicimlerle bağlanmıştı. Yanında, kan kokusu ve nefretin karışımıyla Torvin duruyordu. "Uyanmışsın, Savaşçı Omega," diye hırladı Torvin. Sesi, acımasız bir zaferle doluydu. "Kade'in pisliği, Rowan'ın intikamını senin kanınla alacağımızı bilecek." Kiara, zincirleriyle mücadele etti ama yorgunluktan tükenmişti. Torvin'in gözlerinde, artık ona merhamet edecek hiçbir şey kalmamıştı; sadece onu öldürme hırsı vardı. Kiara, bilincini toplarken, vücudundaki bir şeyin yanlış olduğunu fark etti. Midesindeki hafif bulantı, son birkaç haftadır hissett

