Mina’dan Çakır evden çıkınca ben de kahvaltı masasında oturmaya devam ettim. Masayı silip süpürürken o kadar iştahla yiyordum ki telefonumun çaldığını bile fark etmedim. Zeytinin kabuğunu ağzımdan çıkarttım. Annem arıyordu. “Sultanım,” dediğimde “Kız, hayırsız? Nerdesin?” diye sordu. Annem bu hayatta tanıdığım en şen şakrak insanlardan biriydi. “Evdeyim, anne! Kocama kavuştum ya hani! Yiğidim, erkeğim deyip peşinden koşuyorum,” dedim. Annemin kahkahası duyulurken “Kız Allah seni iyi etsin! Sana ne diyeceğim? Canan evden kovuldu. Ay o anı bir izleseydin keşke! Ercüment bunu alıp kolundan tutup dışarıya attı. Tabii Gönül de ortaya çıkıp bir güzel hepsini şaşırttı,” dediğinde kaşlarımı havaya kaldırdım. Bunu neden yapmıştı? Bu riske girmek iyi değildi. “Neden bu riske girdi ki? Çakır’ı

