DORA Ahmet'le olan her konuşmamız, buzdağına çarpmaktan farksızdı. Dün öğlen de farklı olmadı. Kızımı görmek için görüntülü aradığımda, ekranın diğer ucunda yüzünü asmış bir şekilde duruyordu. Kızım"Anne, bugün okulda resim dersinde senin için bir şey yaptım!" dediğinde kalbim ısındı. Gözlerimde biriken yaşları gizlemeye çalışarak, "Göster bakalım tatlım," dedim. Küçük elleriyle yaptığı güneşli bir park resmini gösterdiğinde tüm dertlerimi unutmuştum. Ama bu mutluluk kısa sürdü, çünkü arkasından Ahmet'in soğuk sesi yükseldi. "Anneciğinin sana verecek pek bir şey yok ama yine de çalışıp didinip resmine bakıyor, bak. Duygusal destek falan işte," dedi, alaycı bir tonda. Boğazıma kadar gelen öfkeyi zor zapt ettim. Onun seviyesine inmeyecektim. Sadece kızımla konuşmaya odaklanmalıydım. "Tatlı

