Otele vardığımızda, yorgunluktan adımlarım ağırlaşmıştı. Gün boyu süren koşuşturmacanın ardından konsolosluğun kapanmış olduğunu öğrenmek moralimi biraz bozmuştu ama yapacak bir şey yoktu. Pasaport işlemleri için yarını beklemek zorundaydık. Resepsiyondaki işlemleri bitirdikten sonra, Eylül'ü kucağıma alıp odamıza çıktım. Demirkan, sessizce yanımızda yürüyordu. Selin de asansörde bizden ayrılmıştı. Odaya vardığımızda, Eylül kollarımdan kayıp yere indi ve hemen yatağın üzerine atladı. Hiç babasını sormamıştı. Nereye gidiyoruz diye bile sormamıştı. Beni gördüğünden beri kucağımdan inmemişti. "Yarın evimize gideceğiz annecim," dedim gülümseyerek. Ardından odaya kadar bize eşlik eden Demirkan’a döndüm. Eylül'ün çantasını komodinin üzerine usulca koyuşunu izledim. Demirkan bir an sessizce du

