İçinde bulunduğum an pahabiçilemez bir güzellikteydi.
Bir topu andıran karnımda gezinen el ve ona karşılık verilen küçük tepki tarifi zor hislerdi.
"seni ilk gördüğümde tam bura-" yutkundu. elini şiş göbegime atarak nazikçe okşadı. tüy kadar hafif ve şefkatliydi karnımda gezinen iri elin verdiği his.
"tam bu-"
"Ahuşaan! kız Ahuşaaaaaannn" nefes nefese yattığım yerden hızla doğrulurken aynı anda açılan kapıdan içeriye giren Çiçek ablanın endişeli gözleri ile çakıştı bakışlarım. Bir kaç dakika nerede olduğumu algılayamadım. zihnime süzülenler yanaklarıma rengini gönderirken bakışlarımı başında dikilen çiçek ablaya çevirdim.
"Kız iyi misin sen? ay Allah'ım beti benzi atmış bunun" nefes nefese hiç konuşmadan bekledim biraz. idrak etmeye çalıştım kısacık zamanda neler olduğunu..
"Kız ne alık alık bakıyorsun kendine gel bak korkuyorum! su getirin bir bardak suu! kime diyorum ben gözünüz çıkmasın!?" çiçek abla kapıya doğru gidip sonra aynı hızla geri dönüp tekrar yanıma geldi. Bu hali tüm donukluğumu alırken kelimelerimi toplamaya çalıştım.
"kabus.." nefesim tıkandı.
"Allaaah canını almasın seniiinn aklım çıktı pü suratına senin" sinirle yüzüme bakan çiçek abla ile olduğum yerden ayaklandım. panik atağı vardı Çiçek ablanın.
"bir şey mi oldu dedim kıza ne oldu o nasıl bağırmak kız" etimi parmaklarının arasına alarak büktü sertçe. Acıyla elinin altından tenimi kurtardım. bağırmış mıydım? kendimi o kadar rezil hissediyordum ki şu an..
"Çiçek ab-"
Ayağından çıkardığı terliği gördüğüm an kapıya doğru koşarken aynı zamanda elinde şu bardağı ile içeri giren Esmayla tabiri caizse birbirimize geçtik.
"Ayyy" gögsümden aşağı sızan suyun soğukluğu ile istemsiz bir nida yükseldi dudaklarımdan.
"Al birinii vur ötekini" konuşmaya hazırlanan Esmayı dinlemeden sofrayı kurması için içeriye yollayan çiçek abla bana da bir elbise getirerek banyoya yolladı.
"salak Ahuşan salak!"
"iki dakika gözünü kapattın bir ha-" ağzımın içinde homurdana homurdana banyonun kapısını açıp girecekken aynı anda banyodan çıkan bedenin sert göğsüne yapıştım. Bir iki adım geri gidip bakışlarımı yukarıya kaldırdım. Gördüğüm sert yüz hatları bana az önce rüya mı kabus mu neydi bilemediğim anları hatırlatırken donup kaldım. gözleri yüzümde dolaştı ardından tüm vücudumda. Aşağı düşen gözleri aynı hızla yukarı çıkarken kasları çatıldı derinden.
Bakışlarımı üzerime cevirdim göğüslerime yapışan beyaz çiçekli elbise memelerimi ayan beyan ortaya sererken, bez sütyenimden kendini belli eden sertleşmiş uçları karşımdaki adamın gözüne batıyordu.
Yaşadığım şokla elimdeki elbiseyi göğüslerime siper edip ismini dahi bilmediğim adamın yanından fırlayarak geçip açık bıraktığı kapıdan içeri girerek sertçe kapattım. Gözlerimi kapayıp kendimi kapıya yaslayarak yaşadığım utancın geçmesini bekledim.
kadınlığımda varlığını sürdüren tatlı sızı ve biraz olsun
sakinleşen nefes alışverişlerimle gözlerim açılırken banyo değil de tuvalette olduğumu anca idrak edebildim...