Ne gariptir insan oğlu. Yazın kışı, kışın baharı özler. Ne uzak, ulaşılmazsa onu özler. Bir boşlukta oradan oraya savrulur ama sular durulunca bilinmezliği özler. Boşluk ne kadar derinse, okadar kendi karanlığında boğulur. Kurtulmak için bir adım atar. Attığı adım boşluğa denk geldiği zaman geri çekilir. Tükenir kurtulmaya olan inancı. Unutur boşlukta savrulan adımların boşluğa denk geleceğini. Sadece canı yandığı için kurtulma çabası içine girer. Bir umut, bir maksat olmaz. Ayakta tutacak hayal yok. Attığı adımın yere sağlam basması için sevda yok. Ortada bu kadar 'yok' var iken, oradan çıkması mümkün değil. Tam kurtuldum dediği an, yeniden o boşluğa düşer. Bazen farkında bile olmaz düştüğü boşluğun. Alışılmış bir hal halini alır tükenmişliği. Geride bırakır tüm umutlarını, hayallerini.

