Yavuz, açtığı kapının önünden ayrılmadan endişeyle Korhan'ın çıldırmış halde etrafa zarar verişini izliyor hem de tekrar tekrar "Korhan, kendine gel!" diyerek faydası olmayacağını bildiği halde seslenmeyi sürdürüyordu. Korhan'ın sol elinin dış kısmından bileğine kadar uzanan bölümde oluşan yaradan kanlar süzülürken; elinin üstündeki pırıltılar, yerdeki bin parça olmuş, az öncesine kadar kapının yanında bulunan dekoratif antika görünümlü aynanın bir yumruk darbesiyle indirildiğini ve gelen gürültünün nedeninin de bu olduğunu ispatlıyordu. Yarasındaki kanamaya rağmen durmayan Korhan, işittiği hakaretler sonucu yaralanmış bir hayvan misali saldırıyordu etrafa suçlu-suçsuz, haklı-haksız ayırt edemeden. Masaüstü bilgisayarın ekranını hışımla yerinden kaldırıp kablolarından kopardıktan sonra

