YAKICI ÖPÜCÜK.

1310 Kelimeler

* * * * * “Çıkıyorum… Merak etme,” dedim, kelimelerim dudaklarımdan düşer düşmez, sanki yüzümde yapmacık bir gülümsemenin kırıkları kaldı. Sesim yumuşaktı ama içinde fırtınalar taşıyordu. “Seni kuzeninle baş başa bırakayım,” diye ekledim, zarif görünmeye çabalasam da içimdeki volkan her an patlamaya hazırdı. Sonra kapıyı açtım, arkamı dönüp dışarı çıktım. Kapının hemen dışında, dar ve loş koridorda birkaç saniye olduğum yere çivilendim. Nefesim düzensizdi. Ellerim sinirle titriyordu. Parmaklarımı saçlarımın arasından geçirdim, neredeyse saç diplerimi yolacak kadar sert. İçimde sessizce, kan kusan bir sinir krizi yaşıyordum. Ne bağırıyordum ne de bir yerlere zarar veriyordum. Ama suskunluğum, çığlık atmaktan daha tehlikeliydi. İçimde büyüyen sessizlik, bana daha çok zarar veriyordu. Ama

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE