"Fırat bunu öğrenirse... beni paramparça eder."

2630 Kelimeler

* * * * * ZERDA ' dan... Sabahın erken saatleriydi. Güneş yeni yeni yükseliyor, gökyüzü pastel renklerle boyanmış gibiydi. İçimde tarif edemediğim bir heyecan vardı; kalbim usul usul kıpırdanıyor, gözlerim saatin ilerleyişini takip ediyordu. Bugün sıradan bir gün değildi. Bugün, tam bir ay sonra Cihan'ı yeniden görecektim… Minik bedenini, pamuk ellerini, masum gülüşünü… Ve elbette Fırat’ı da. Bir aydır hiçbir şey değişmemişti aslında; Fırat aynı Fırat’tı. Ama dün… Dün Berra’nın düğününde onu yeniden gördüğümde, göz göze geldiğimiz o kısa an, sesini duyuşum, bakışlarımızın buluşması… İçimde unuttuğumu sandığım her şeyi yeniden canlandırdı. Birinin kokusunu bu kadar özlemek mümkün müydü? O an anladım… Ne kadar özlemişim. Gözlerini, ses tonunu, kokusunu. O yanımdan geçmişti ama ben içimde

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE