bölüm-4

1117 Kelimeler
YAZAR ANLATIMI Muhtaçlık , öyle bir histirki kime veya neye hissettiğin önemli değildir . Sadece ihtiyaç duyarsın o kişiye ya kıymetli , ya kıymetsiz... Bu konuşmanın üzerinden bir hafta geçmiş , Asaf ödeve yardım etmek için " teşekkürü " dile getirmişti. Ama Efnan bu konuşmayı hunzurca kestirip atmıştı. Ne yapacağınıda bilmez haldeydi. Hem ödevi yapması gerekiyor , hemde öküzün yardımı gerekiyordu. Ama onlar o konuşmadan sonra hiç doğru düzgün yüz yüze gelmemişlerdi. Asaf bunun için ne kadar çabalalasada Efnan her seferinde geri durmuştu. Efnan bar , okul , ev arasında mekik dokurken Asaf bidaha okulda görmemiş . Bar da ise hiç onunla karşılaşmamıştı. Daha doğrusu karşılaşmamak için kaçmıştı. Asaf ise o günden sonra okulda işi olmadığı için fakülteye gitmemiş, bara gitsede Efnan' a denk gelmemişti. Gerçi Efnan için barın sahibinin kendisi olduğununda bilinmesini istemiyordu. Mert o gün onun adını kullandığı için. Bu gün Asaf' ta Efnan' da okulda olmak için alarmlarıyla kalktılar. ASAF ' IN AĞZINDAN Alarmın sesiyle uyandım. Hemen yatakta doğrulup saate göz gezdirdim. İçimde ' ki kıpırtı bugün beni sarıp sarmalıyordu ve ben bunun " bücür " için olduğunun farkındayım. Ayağa kalkıp banyoya ilerledim. Suyu ılığa ayarlayıp kendimi altına attım. Zamanım olmadığı için kısa süre sonra belime havluyu dolayıp banyodan çıktım. Dolaba yönelip çekmecelerden baksır alıp hemen giyindim. Ufak bir göz gezdirdikten sonra siyah kumaş pantolon ve beyaz gömlek alıp onlarıda giyindim. Koluma gümüş bir saat takıp , banyoya ilerledim. Fön makinesini fişe takıp saçlarıma şekil verdim. Siyah güneş gözlüğümüde saçlarımın arasına tıkışdırdıktan sonra odamdan çıkmak için kapının kulpunu indirdim. Koridorda aşağıya inmek için adımlayan babamı farkedince her ne kadar geri çekilmek istesemde yapamadım. Çünkü o beni çoktan farketmişti. "Son bir kaç gündür Selda-y' la evlenmem için üzerime kurduğu baskıdan bahsetmiyorum bile." Merdivenlerin başında beni bekliyor." Allah' ım sen sabır ver." Yavaş adımlarla yanına ulaştım. Merdivenleri inerken sohbet etmek için ağzını araladı. " Keşke ömrüm boyunca sussaya." Eee Asaf düğün işini hallettinmi. Başımı ters bir bakışla ona döndüm. Hayır baba ve bunu asla yapmayacağım. Yapacaksın ulan , benim tepemin tersini arttırma . Anladınmı ben o kıza kaç aydır ümit veriyorum. Gerçi sana ne düşündüğünü soran yok Asaf bey ben ne dersem o bunu o aklına sok. Demesiyle elimi yumruk yapıp hızla yanından uzaklaştım. Dış kapıdan çıkacekken ; Akşam eve erken dön , Selda' yı istemeye gideceğiz. Demesiyle kısa süreli şaşkınlık yaşadım. Omuzumun üstünden babama diktiğim bakışlarımı geri çektim.Ve sinirle kendimi bahçeye attım.Bakışlarımı etrafda gezindirmemle spordan dönen kardeşim Altan' ı gördüm. Yanıma doğru süzülmesiyle. Hiç gelme Altan gerçekten çok sinirliyim. Deyip elimi kaldırıp yanından geçtim. Arabama binip ,yola koyuldum. Okula yakın bir yerde bir kahve içip kafamı topladım. Okulun önüne ulaşmamla arabayı otaparka bırakıp fakülteden içeriye girdim. Üst kata çıkıp odama girdim. Çıkardığım ceketimi koltuğun arkasına doğru asıp camın önüne dikildim. Ellerimi belime atıp, kafamı arkaya doğru atıp bir kaç dakika bekledim. EFNAN ' IN AĞZINDAN "Bugün bu işi halletmeliyim. Artık kaybettiğim her vakit benim aleyhime dönüyor." Üst kata çıkıp odasının kapısının önünde bir kaç dakika cümlelerimi toparlamaya çalıştım, ve büktüğüm parmaklarımı kapıya yaslayıp bir kaç saniyeliğine çaldım. İçeriden " gel" sesini işitince önce başımı kapıdan odaya doğru sarkıttım. Pencerenin önünde elleri belinde dışarıyı izleyen öküzü görmemle kendimi komple içeriye bırakıp kapıyı sesizce kapattım. Gelene bakmak için olmalıki , omuzunun üzerinden arkasına baktı. Göz göze gelmemizle, kaşlarını havaya olabildiğince kaldırdı. Yüzünü bana ağırca dönüp yakınıma doğru adımlamaya başladı. Hem dibimde bitmeside saniyelerini almadı. Eeee bücür . Ne oldu , bişeymi isticeksin. Yüzündeki pis sırıtışla neden geldiğimin farkında olduğunu belli ediyordu. Bu adam benim düşmanım değildiki niye benimle böyle dalga geçiyordu anlamıyordum. Buraya hiç gelmemem gerekiyordu. Sana bu fırsatı verdiğim için kendime çok kızıyorum. Deyip sırtımı dönüp kapıya doğru adım atıcaktımki , kemikli uzun parmaklarıyla bileğimi kavrayıp bedenimi bedenine yasladı.Ben onun gözünün içine doğru bakmamla beni bedeniyle geriye doğru itmeye başladı. "Gözlerinde anlam veremediğim bir şey vardı, eksiklik gibi." Kalçalarımın masaya çarpmasıyla ellerini belime dolayıp beni masanın üzerine bıraktı. Bacaklarımı aralayıp araya girdi , Şimdi yüzünü görüyorum bücür. Ne yapmaya çalışıyorsun . Anlayamıyorum. Sesimdeki sakin tınıya şaşırmış olucakki kaşları anlamsızca çatıldı. Hiç bücür hiç bir şey . Deyip yüzüme daha çok yaklaştı.Dudaklarımızın birbirine teması an meselesiydi. Başını hafif yana yatırıp kaşlarını havalandırarak konuştu; Eee neden burdasın söylücekmisin artık. Rahatlığı beni o kadar tedirgin etmiştiki, onu itip yere indim. Ve ondan biraz uzaklaşıp: S.... şey b...bana yardım eder misin? Yani ödev için . Sesimdeki titrekliğe engel olmayı başaramamıştım. Yanaklarım ısınmaya başlamıştı. Ama benim şartım biliyorsun değilmi. Yerine getir kölen olayım bücür. İmalı ve alaylı konuşması daha çok bu adamdan ürkmeme sebep oluyordu." Neden bunu yapıyor ki ." Pes etmekten başka şansım yoktu gerçi o gün için gerçekten bir teşekkürü hakettiği aşikardi. Kısık çıkan ses tonumla ; Teşekkür ederim. Ne , ne ? Anlayamadım. Deyip bana yaklaşmaya başladı. O geldikçe ben gidiyordum , bir adım daha geriye gidecekken benim belimden tuttu. Gitme artık... Sadece sesini duyamadığımdan yaklaşıyorum. Başımı aşağıya yukarıya sallayıp gözlerinin içine baktım. " Bugün ne kadar çok şaşırtmıştı bu adam beni." Ellerini belimden çekip bir adım geriye gitti. Her ne kadar aramıza mesafe soksada yinede çok yakındık. Teşekkür ederim. Bak oldu işte , o kadar da zor değilmiş değil mi? Artık asıl konumuza gelebilmek için . Boğazımı temizleyip , ödevi anlatmaya başladım. Bakışlarını benden almadan , yüzümün her santiminde bakışlarını dolaştırarak beni dinledi. En çokta dudaklarıma inen bakışları utanmama sebep olacak incelikte çilek tondakilerimi izliyordu.Anlatmamın bitmesiyle yüzümde dolanan bakışları gözlerimi buldu. Evet .... Peki nasıl bir yol izlicez , yani nasıl bir araya geliceğiz onu soruyorum.Ödev basit bir iki dosyayla bitiririz. Evet ... ben akşamları bir barda barmenlik yapıyorum, hatta denk gelmiştik . Oradaki işim bitince. Murat Bey ' den bir oda isterim. Orada yardım edersin olurmu. Dememle başını bir kere aşağıya yukarıya salladı ve " tamam bücür ." dedi. Lütfen bana bücür demeyi kesermisin. Benim adım Latife. Diyede ekledim . İsmimi duyunca vereceği tepkiyi merak ediyordum . Ama o hiç umursamadan. Tamam bücür! Yani ödev için. İsme gelirsek bu kadar kısa olmamalıydın . Deyip alayla gülümsedi. Şimdi herşeyden pişman olmuştum işte ama iş işten geçti. Ozaman bende şunu ekleyeyim, bana bücür demeye devam ettiğin sürece sana öküz dicem. Dememle kaşının biri havalandı , alt dudağını dişleriyle ağzına doğru çekeleyip gözlerini kıstı. Belimden tuttuğu gibi beni kendine çekeledi. Bunun benim için bir sorun olduğunu düşünmüyorum ... Bücür. "Bücür " kelimesini bastırarak söylemişti. Gözlerimi kısarak gülümsedim .Cevap verdim: Artık ne kadar çok öküzlük yaptıysan , çabuk benimsemene sebep olmuş. Deyip kafamı geriye doğru atıp sesli bir kahkaha attım . Şiiiit .... bücür beni sınama istersen. Ne demek istediğini anladımda yüzümdeki gülümseme gitti . Gözlerimi irice açıp şaşkınca baktım yüzüne. İnan bana sabrımın sınırına ulaştığımda kendimi tutmam imkansız olur. " Ne duyuyorum ben." Şaşkınca başımı iki yana sallayıp , onu kendimden uzaklaştırdım. " Bu adam bana yürüyormuydu. " " Evet erkek arkadaşım olmuştu ama bu bayağa açık imalarda bulunuyordu."
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE