YAZAR ANLATIMI
Bir insanın en büyük ihtiyacı nefes almaktır, ama insan öyle bir duruma düşürülürki nefes almaktan bile vazgeçer...
Asaf soyunma odasından çıktıktan sonra , sakinleşmek için ofisine geçer. Dışarıyı gösteren boydan camın önüne gelip gördüklerini ve duyduklarını sindirmeye çalışır.
Sağ elini cama koyup diğer eliyle alnını ovar. En çok canını sıkansa böyle bir şeyin kendi arkadaşı tarafından mekanında yapılmasıdır.
ASAF ' IN AĞZINDAN
Mekandaki odama geçip, olanları sindirmeye çalışıyordum.Sızlayan başımda buna eklenince
ovalamaya başladım.
Aklım bir türlü almıyordu, benim arkadaşım benim ismimi kullanarak , benim mekanımda böyle bir işe kalkışacak. Sadece derin bir nefes alıp , diğer elimide cama yaslayıp başımı yukarıya kaldırdım.Başımı önüme indirmemle odanın kapısının çalınması bir oldu.
Gell !
Dememle arkamı cama dönüp , gelene baktım.
Kapının aralanmasıyla içeriye , Murat Bey girdi.
Elimle masayı gösterip koltuğuma oturmak için adım attım, oda benimle aynı anda oturmak için adımladı.Murat Bey mekanın müdürüydü.
Şey efendim... kusura bakmayın lütfen böyle bir olayın yaşanmasına asla izin vermemeliydik.Hemen işe aldığım kızı geri çıkart...
Cümlesinin bitmesini beklemeden konuşmaya başladım.
Hayır ! Murat bu konudaki tek suçsuz o .
Murat ' ın benden korktuğu her halinden belliydi. Babamın bende bıraktığı izleri bende karşımda oturan adam gibi çevremdekilerde bırakıyordum.
Amaa Asaf Bey ...
Demesiyle elimi sus dercesine kaldırdım , insanlardaki bu zihniyeti bir türlü anlayamıyordum. Neden hep hatalı olan kadındıki.
Sus Murat sus, dahada gözümden düşme . Mert' in işine son verilsin. Bidahada bu mekana girmeyi bırak dışarıya bakan kamera kaydında bile görüntüsünü görmeyeceğim.
Anladınızmı herkeside bu konu hakkında uyarmanı istiyorum.
Biraz önceki ani çıkışım yüzünden bu sefer sakince söylemeye çalışmıştım. Galibada olmuştu ...Murat ' ın yüzündeki bütün hatların kasılmasıda bu sakinlikle son bulmuştu.
Ayağa kalkarak ;
Tamam efendim. Başka bir şey yoksa ben çıkıyorum.
Demesiyle kaşlarımla kapıyı gösterdim. Oda bu hareketimle kapıya yöneldi.
Çıkmadan tekrar seslendim, son bir şey söylemeyi unutmuştum.
Murat Bey !
Bakışları tekrar beni bulduğunda konuşmama devam ettim.
Bana yeni işe başlayan barmenin dosyasını hazırlayın.Yarın masamın üzerinde istiyorum.
Çatık kaşlarla konuştum.Titrek sesiyle ;
Tabi efendim . Hemen hazırlıyorum.
Deyip kapıyı arkasından çekti.Saat çok geç olmuştu ama bende eve gidip babamı ve Selda'
yı çekmek istemiyorum.
Ayağa kalkıp masanın üzerine bıraktığım telefonumu cebime atıp ofisten çıktım.
Arabanın kapısını açacağım sırada karşıdaki görüntüyle afalladım bir an.
Nasıl böyle bir şey yaşadıktan sonra bile bir kadın asaletinden ödün vermezdi.
Bu kadının her adımında oluşan rüzgara kapılmamanın bir çaresi varmıydı.
Peki bugün bu kadını gördükten sonra hissettiğim duygular. Hepsine sesiz kalmayı seçebilirmiydim.
Bir kaç adımdan sonra yanımdan geçmesiyle açtığım kapıyı geri kapatıp arabaya yaslanıp onu izledim. Karşı otaparkta olan siyah motorun yanında durmasıyla kaşlarımın çatıldığının farkındaydım.
" Nasıl yani bide motor tutkusumu vardı"." Bu kadın insanı nasıl çıldırtmazdı."
Kaskı başına takıp siyah saçlarını aradan çıkarttı, motora öyle bir zarafetle bindiki gözlerimi ondan bir türlü çekemedim. Motoru çalıştırıp hızla yola dönmesiyle beni farketmiş olacak ki başıyla selam verip dahada hızlandı çok geçmedende gözden kayboldu.
" Ben neden kendimi her zaman bu kadının arkasından bakarken buluyorum."
EFNAN ' IN AĞZINDAN
Telefonumu tezgahın altındaki bölmede unuttuğum için motorumdan inip içeriye girdim. Tezgaha ulaşmamla yanıma Murat Bey geldi.
Kusura bakma Efnan . Senin böyle kötü birşey yaşamanın sebebi hepimiziz.
Demesiyle ne kadar iyi niyetli bir insan olduğunu anladım. Murat uzun boylu gür siyah saçlı yirmi beş otuz yaş arasında bir adamdı. Kendinden emin hareketleriyle dikkat çekmeyi başarıyordu.
Öyle söylemeyin müdürüm bu konuda kimsenin bir hatası yok, aklı pis çalışana çevre ne yapsın .
Demele erkeksi bir kıkırdama sundu.Hayır komik bir şeyde söylememiştim ama neden güldüğünü hiç anlamamıştım.
Doğru söylüyorsun Efnan' da benim adım Murat, lütfen sende müdürüm demekten vaz geç ve sadece Murat de olurmu.
Peki.
Deyip küçük bir tebessüm ettim . Her ne kadar sonu olaylıda bitse güzel bir gündü.
Başıyla bana tamam onayı verdikten sonra yanımdan uzaklaştı. Bende hemen telefonumu alıp çıkışa yöneldim.
Kendimi dışarıya atmamla , arabanın önünde bana bakan öküzü farkettim. Hiç umursamadan yanından geçtim ." O bir kere bana bücür demeye devam ettiği sürece ona teşekkür etmicem."
Onun yanından geçtikten sonra karşıya geçip motoruma ulaştım kaskımı takıp binmemle arabaya yaslanmış beni izlediğini gördüm.
Motoru çevirip yanından geçerken göz göze geldik.
Başımla selam verip yoluma devam ettim.
Eve ulaşmamla kendimi odama atıp masanın önündeki sandalyeyi çekip oturdum . Dün defterin üzerine bıraktığım kalemi alıp, defterin kapağını açtım.
Yine annemle ve babamla konuşmak benim için çok önemliydi. Bugün olanları yazarken göz yaşlarıma engel olamadım , defterin kapağını kapatıp kalemi üzerine bıraktım.
Artık gerçekten güçlü olmak istemiyordum. Ben bugün ne yaşamıştım böyle .
YAZAR ANLATIMI
Efnan yaşadıklarının ağırlığını yeni dışarıya vurabilmişken, hıçkırıklarına engel olamadı.
Kendisini yere bırakıp , yatağa yaslandı dizlerini kendine çekip , kollarını dizleri üzerine dolayıp başını üstüne koydu. Hıçkıra hıçkıra saatlerce ağladıktan sonra uyuya kaldı.
Sabah Kader odanın kapısını açmasıyla , hala arkadaşının yerde oturur bir şekilde uyuduğunu gördü.Hemen yanına ulaşıp dizlerinin üzerine çökerek Efnan' ı çağırdı.
Endişesi sesinin her tonundan belli oluyordu.
Efnan' ın başını kaldırmasıyla gözünün içine baktı.
" İyi misin? Çork korktum."
Demiyle Efnan gülümsedi.Kader gülümsediğini görünce iyi olduğunu anlayıp bileğindeki saati gösterdi. " Hadi ozaman güzelim bu gün ilk günümüz." Deyip ayağa kalkıp güldü.
Efnan endişeyle ayağa kalkıp arkadaşının bileğini tutup saate baktı , saat ona geliyordu ve ilk dersine sadece yarım saat vardı.
" Evet güzelim ilk dersimizede yarım saat var." deyip hemen banyoya yöneldi.
EFNAN' IN AĞZINDAN
Hemen elimi yüzümü yıkayıp toprak tonlarında makyajımı yaptım. Saçlarımada hafif dalga yapıp , banyodan çıktım.
Odamda göz gezdirdiğimde Kader' in çoktan odadan çıktığını farkettim.
Dolaba yönelip çiçekli diz üstü ip askılı beyaz bir elbiseyi alıp hemen üzerime geçirdim. Ayağımada beyaz spor ayakkabımı giyinip , sırt çantama not defterimi rujumu ve bir kalemle telefonumuda koyup odadan çıktım .
Motoruma ulaşınca eteğimin havalanmaması için önüme bir şal kapatıp , anahtarı çevirdim.
Geç kalmıştım zaten daha fazla geç kalmak istemiyordum ve biraz hızlı sürdüm.
Fakültenin önüne ulaşınca motoru kapatıp , kaskımı sabitledim.
Kimliğimi okutup içeriye girdim. Dersim'in olduğu sınıfa gelip kapıyı sesizce çaldım içeriden gel sesi gelincede kapıyı aralayıp içeriye sızdım. Kapıyı kapattıktan sonra arkamı dönmemle gördüğüm simayla şaşırdım .
" Allah'ım bu adam ben nereye gidersem karşıma çıkmak zorundamı."
Dudaklarımı kemirmeye başladım. Bakışlarının dudaklarıma inmesiyle yutkundu . Bunu hareket eden adem elmasından anlamıştım.
Bir hışımla bakışlarını benden çekip , eliyle oturmam için masaları gösterdi .
Dudağımı büzüp başımla tamam deyip boş bulduğum bir yere kendimi attım.
" Hala bu adamın burda ne aradığını merak ediyordum."
Öküz hemen tahtaya dönüp mühendislikle ilgili bilgiler vermeye başladı.
Yanımdaki kız bana daha çok sokulup , kulağımın dibinde ;
Adı Asaf , haftada bir böyle meslek hakkında bilgilendirmeye geliyor. Yaaa çok yakışıklı demi.
Son duyduğum cümleyle ağzımdan bir anda;
Ne yakışıklı ama tam bir ÖKÜZ.
Dememle kız gerilenip yüzüme şaşkınca baktı.
kızın bana bakışıyla içimden söylemem gerkeni dışardan şöylediğimi farkettim . Nasıl toparlıcağımı düşünürken.
Boşver.
Deyip önüne dönmesini sağladı önüne dönmesiyle gülmeye başlaması bir oldu . Hemde ne gülme herkes bize bakıyordu. Kürsideki öküz bile .
Ihhı ıhhı! kızlar lütfen!
demesiyle başımı önüme eğdim , utanmaktan kızaran yanaklarımı söylemiyorum bile . " Hayır yani o gülüyordu ama o kızlar dedi. Bu adamdan gerçekten nefret ediyorum."
Onun tahtaya dönmesiyle başımı kaldırıp knu dinlemeye başladım.
Bir yandan mesleğim ile ilgili notlar alıp bir yandanda anlatmaya kendini çok kaptıran öküzü dinliyordum. Her hareketiyle mimikleri şekilleniyordu . Nasıl bu kadar rahat konuşabiliyorduki. Sonuçta karşısında yüz kişiyi geçkin insan vardı.
Bir saat sonra bilgilendirmenin bitmesiyle defterimi çantama koyup telefonumu çıkardım .Kaderle aynı fakültede olsakta farklı bölümlerdeydik.
Mesaj kısmına girip ona mesaj yazmaya başladım.
" Benim dersim bitti, eğer derste değilsen nerede olduğunu yaz eğer dersteysen seni kafeteryada bekliyorum."
Kafamı kaldırmamla sınıfın boşaldığını farkettim. Sadece o vardı" öküz" . Çantamın cırcırını çekip ayaklandım. O kadar çok olay yaşamıştıkki yanaklarımın ısısından kızardığımı farkediyordum.
Hemen ayağa kalkıp telefonumu elime aldım " dördüncü sırada yer bulmada benim şanssızlığım."
Seri adımlarla aşağıya inerken göz ucuyla ona baktım kürsünün üstündeki masanın önünde dikilmiş dosya inceliyordu.
Adımlarımı hızlandırıp sıranın sonuna varmıştımki sesini işşittim.
Eeee . Bücür bir teşekkür bile etmek yokmu?
Sözünün sonuyla gözlerimi devirip yüzümü ona döndüm.Sırıtarak alayla cevap verdim.
Maalesef . Sen gelmesende ben hallederdim .
Dememle bakışlarını dosyadan çekip bana baktı , yüzüne bir sırıtış takınıp kaşını havaya kaldırdı . Başını ağır ağır sallayıp bana doğru adım atmaya başladı.
dibine kadar gelip adımlarını durdurmadan;
Demek öyle haa bücür?
Dedi dibime kadar girişiyle bir adım gerilendim ama o durmadan devam etti. Ben gittikçe o geliyordu. En sonunda sırtımın duvara yaslanmasıyla , başımı kaldırıp siyah gözlerine bakarak cevap verdim.
Evet öyle öküz. Ayrıca benim bir adım var.
Olsun adını öğrensem bile benim için bücürsün.
" Biz hangi ara burun buruna girmiştik" Nefesinin yüzüme çarpmasıyla yana doğru bir adım atmaya kalkmamla oda elini duvara atması bir oldu. Bu durumdan bir an önce kurtulmam lazımdı. Hemen diğer tarafa adım atacakken bu seferde diğer kolunu duvara attı.
Ne istiyorsun benden !
Diye yüksek sesle çıkışmamla dudağı kenarlara kıvrıldı.
Teşekkür bücür teşekkür istiyorum.
Boşuna bekleme ozaman öküz sana istediğini vermicem .
Diyerek onu göğsünden itim , boş bulunmuş olacakki geriye doğru adımladı.Bende hemen harekete geçip kapıya yönelmiştimki karnıma dolanan kollarla geri çekildim.Yine aynı pozisyonda olmak utanmama sebep olmuştu.Bir eli karnımda dolanmış halde , diğeriylede saçımı geriye çekkeliyordu.
Sen istediğin kadar söylememek için uğraş ben o teşekkürü almasını bilirim bücür.
Diye alayvari konuşmasıyla kaşlarımı çattım . Tam ona karşılık vericektimki elini karnımdan çekip sırtını dönüp benden uzaklaştı.Telefonuma gelen bildirim sesiyle elimdeki telefonun ekranını açtım.
" Kafeteryada seni bekliyorum Efnan"," tamam "
yazıp gönderdikten sonra benim konuşmama bile izin vermeden giden adamın arkasından hemen kapıya yöneldim . Çıkacağımı anlamış olacakki konuşmaya başladı.
Bücür bu arada bişey demeyi unuttum, elbisen gerçekten çok yakışmış.
Gözlerimi devirip fısıldayarak " öküz " deyip . Kendimi dışarıya atıp , kapıyı hızlıca arkamdan çektim.
ASAF ' IN AĞZINDAN
Akşam bir başka mekana geçip kenidimi sarhoş ettim. O kadar içmeme rağmen hala acılarımı hissedebiliyordum demekki o kadar sarhoş olmamıstım.
Saatin üçü geçmesiyle mekanı terkettim. Eve bu halde gidemezdim babamın gazabını işitmek istiyeceğim en son şey bile değildi.
Mekandaki garsonlar dan birinden taksi çağırmasını söyleyip mekandan çıktım.
Bir kaç dakika sonra gelen taksiye binip en yakın otele sürmesini istedim. Otele varır varmaz kayıt yaptırıp odaya çıktım. Banyoya yönelip üzerimi çıkardım , kendimi uzun süre soğuk suyun altında tuttum.İlk önce soğuk gelip irkilsemde vücud ısımında düşmesiyle rahatladığımı hissetmeye başladım.
Duşdaki işimi bitirdikten sonra sadece altıma baksırımı geçirip, sabah uyanamayacağımı bildiğim için alarmı sabah dokuza kurup telefonu komidinin üzerine koydum .Yatağa yüz üstü uzanıp kendimi uykuya teslim ettim.
Sabah çalan alarmla gözlerimi araladım başımdaki ağrı katlanılmaz halde. Hemen alarmı kapatıp banyoya geçtim , bugün ilk işim derse gitmekti bu yüzden geç kalamazdım.
Elimi yüzümü yıkayıp köşedeki , ecza dolabında bulduğum ağrı kesici pakatinden çıkarıp ağzıma attım.
İçerdeki dolaba yönelip bir şişe suyu açıp yudumladım.Üzerimi giyinip otel ödemesini yapıp taksiye bindim , telefonumu çıkarıp babamı aradım . Dün akşam eve gitmememi açıklamam gerekiyordu.
Alo ! ... Baba ben bir arkadaşımda kaldım .... Tamam baba bugün akşam kesinlikle evde olacağım...
Karşıdan gelen dıt sesiyle telefonu kulağımdan çekip erkek giyim mağzasının önünde , taksiciyi durdurdum. İçeriye girip siyah bir takım satın alıp taksiye geri döndüm. Takisiyle dün akşamı sonlandırdığım mekanın önüne gelip kendi arabamı aldım .
Yarım saat sonra bilgilendirmem başlıcaktı bu yüzden acele etmem gerekiyordu. Hemen gaza yüklenip on dk sonra fakültenin önünde oldum.
Arabamı boş bir yere bırakıp ağır adımlarla fakülteden içeriye girdim.
Herkesin bakışlarının üzerimde olduğunun bilincindeydim. Hemen odama girip üzerimi değiştirdim, dosyalarada ufak bir göz attıktan sonra odamdan çıkıp , bilgilendirme yapacağım sınıfa girdim.
Onbeş dakika sonra , sınıfın kapısı çalındı .
Kapının aralanmasıyla içeriye giren kişiyle afalladım onun bu okulda olduğunu bilmiyordum. Bilsemde bir şey olmazdı ama hazırlıklı yakalanırdım en azından . Kendimi toparlayıp onun geçmesi için bölümleri gösterdim. Oda benim gibi şaşırmış olacakki sadece başıyla tamam deyip , dördüncü bölmedeki boş yere oturdu.
Bilgilendirmeye başladıktan sonra hiç onunla göz göze gelmemek için yönümü o tarafa çebirmedim.
Gülme sesiyle kaşlarımı çatıp gülen kıza baktım benim sınıfimda benim Dersim'de böyle bir saygısızlığı kabul edemezdim...