Zümra Avşarhan Yumuşacık, bembeyaz çarşafların arasında tembelce gerinirken, dudaklarımda kontrol edemediğim, silinmez bir tebessüm vardı. Başımı yastığa biraz daha gömüp hemen yanımda geniş yatağın diğer yarısında bana doğru dönük yatan adama, kocama baktım. Çetin uyanıktı. Başını sol kolunun üzerine yaslamış, sağ eliyle benim yastığa dağılan saçlarımla oynuyordu. O ela gözlerindeki derin ve yoğun sevda öylesine berrak, öylesine huzurluydu ki bir zamanlar bu adamın o karanlık, o soğuk Koçarslan konağının yenilmez ağası olduğuna inanmak imkansızdı. Şimdi karşımda sadece benim için nefes alan, benim bir gülüşüm için dünyayı ateşe vermekten çekinmeyecek olan adam, benim eşim vardı. “Günaydın,” diye fısıldadığında sesi sabahın mahmur, baştan çıkarıcı tınısıyla pürüzlüydü. “Benim tescilli,
Ücret ödemeden günlük olarak güncellenen sayısız kitap ve hikayeyi okumak için QR kodunu tara ve hemen indir


