Serhat Avşarhan Mardin’in çıkışında yaptırdığım ev güven verse de hep tetikteydim. Frankfurt’un o çelikten, soğuk ve ruhsuz binaları arasında yıllarca dişimle tırnağımla kurduğum imparatorluğun bütün gücünü, bütün imkanlarını bu topraklara, sırf bir gün kardeşimi bulduğumda onu saklayabileceğim aşılmaz bir kale olsun diye taşımıştım. Herkes bizim sınırı geçtiğimizi, binlerce kilometre öteye kaçtığımızı sanırken biz aslında düşmanın tam burnunun dibinde, nefesimizi enselerinde hissedecekleri kadar yakın bir yerdeydik. Koridorun loş ışığında ağır ağır yürürken, göğüs kafesimin içinde yıllardır taşıdığım o koca boşluğun yerini tuhaf, sızılı bir doluluğun aldığını hissediyordum. Kardeşim... Aynı kanı, aynı canı taşıdığım, o cehennemden sağ çıkardığım kardeşim, Zümra, bu çatının altındaydı. Y

