2 gün sonra
Tam iki gündür bu villadaydım Veysel denen adam dışında yanıma uğrayan yoktu efendi denen adamı o günden sonra hiç görmemiştim
Görmemek benim için en iyisiydi ama elbet gelecekti
Birinci gün odamdan çıkmamıştım ama ikinci gün aşağıya inip oturma odasında takılmaya başlamıştım her dakika tedirgin olsamda bir işe yaramıyordu bana ne yapacağını bilemediğim için diken üstünde geziyordum
Kapının kilit sesini duyunca o tarafa döndüm ben Veysel denen adamı beklerken kapıdan maskeli adam girdi bir kaç adım geriye atarak bana doğru yürümesini izledim
Yanıma yaklaşınca bakışlarımı yere çevirdim
Önümde kalite kokan siyah ayakkabılarını görünce bir kaç adım geriye gittim ben gittikçe o yaklaştı sırtım duvara değince durdum
"Yüzüme bak"
Dolu gözlerle başımı kaldırıp yüzüne baktım
Şu an ondan deli gibi korkuyordum
"İnsan yemiyorum korkma"
Daha önce mafya tipli herif hiç görmediğim için korkmam çok normaldi bide abim denilen şerefsiz beni ona hediye etmişti nasıl korkmayacaktım bana her istediğini yapabilirdi ve karşı koyacak gücüm yoktu
Gözleri o kadar kayıtsız ve boş bakıyordu ki
Gözlerinde hiç bir duyguyu okuyamazdınız bu kadar kayıtsız şekilde nasıl bakabildiğini hiç bir uzman açıklayamazdı sanırım
Elini bana doğru uzatınca başımı yana çevirip gözlerimi kapattım elini tokama atıp saçımı serbest bıraktı saçlarım nerdeyse belime kadar dalga dalga dökülüyordu
Elinde siyah eldivenleri vardı onları hiç çıkarmıyordu sanırım
"Gözlerini aç ve bir iki adım öne doğru gel"
Benden uzaklaşınca gözlerimi açtım söylediğini yaparak bir kaç adım öne çıktım
Karşılıklı birbirimize bakıyorduk
"Tenine şampuan dışında bir şey değmesini istemiyorum makyaj dan kesinlikle nefret ederim dar açık şeyleri adamlarımın önünde kesinlikle giyemezsin benim şartlarıma uyarsan sorun yaşamazsın ama asilik yaparsan sonuçları olur anladın mı"
İçime kaçan sesimi bulmaya çalışıp
"Anladım" diyebildim
"Güzel geç otur ve şartları konuşalım"
Önden onun oturmasını bekledim o oturunca bende oturdum karşılıklı birbirimizi görecek şekilde oturduk
"Benim kim olduğumu asla merak etmeyeceksin, sorular sormayacaksın, bana dokunulmasın dan kesinlikle hoşlanmam kadın dır dırı hiç çekemem her türlü ihtiyacın karşılanacak Veysel sana ihtiyacın olan her şeyi temin edecek"
"Peki karşılığında ne istiyorsun"
Adam delici kara gözleriyle gözlerimin içine baktı
"Bana bir veliaht doğuracaksın ve sonra istediğin yere gidebilirsin"
Biri kamera şakası falan mı yapıyordu bu adam ne dediğini duyuyor muydu
"Sen benimle dalga mı geçiyorsun doğurduğum bebeğimi nasıl bırakıp gitmemi bekliyorsun"
Adamın bakışlarında hiç bir değişiklik olmadan gözlerime bakmaya devam etti
"Benimle konuşurken sözlerine dikkat et ve sesini asla yükseltme seni bir daha uyarmayacağım"
Sesimin tonunu azaltarak
"Benden istediğin şey sence normal mi bunu yapabilecek bir sürü kadın var neden benden istiyorsun"
"Çünkü ben öyle istiyorum ve buna mecbursun yoksa abini geberteceğim sende 5 milyon etmezsin ama bana vereceğin bir erkek bebek tüm borcunuzun kapanmasına yetecek hatta üstüne para bile alacaksın"
Bir hışımla ayağa kalktım
"Asla duydun mu beni asla hem beni kullanacak hem bebeğimi elimden alacaksın buna kesinlikle izin veremem" diyerek hızla dış kapıya yöneldim
Kendimi dışarıya atıp bahçenin içinde dolaşmaya başladım adamların dışarı çıkmama izin vermeyeceğini bildiğim için onlarla uğraşmak istemedim
Sinirle bir süre sesli şekilde ağladım biraz sakinleşince yağmurun yağmaya başladığını hissettim yavaş yağan yağmur zamanla çoğalmaya başladı çimenlerin üzerine oturup yağmurun tüm üzüntümü almasını bekledim
Yağmur şiddetini artırarak gök gürültüsü ile karışık yağmaya devam etti aslında gök gürültüsü beni korkuturdu ama kalbimin acısı korkumun çok üzerinde olduğu için umrumda bile değildi