Sporunu bitirdikten sonra eve dönen Efnan, duş alıp odasına çekildi. Gün yorucuydu. Hem bedeni hem kalbi ağır adımlarla yürüyor gibiydi. Yatakta otururken başucundaki çantasını karıştırdı. Telefonu eline aldı. Ekran kilidini açtığında bir bildirim dikkatini çekti: 1 okunmamış mesaj – “Boran Altaylı” Bir anda kalbi yerinden fırlayacak gibi oldu. Yutkundu. Parmakları ekrana gitmek istemedi önce. “Baksam ne değişecek?” dedi içinden. Ama sonra… dokundu. Mesaj: “Efnan… seni bir an bile aklımdan çıkarmadım. O an yanında olamadım, evet. Ama sensiz geçen her saniyeyi kendime ceza sayıyorum. Ne olur, bir kez konuşmamıza izin ver. Gözlerinin içine bakmadan vazgeçemem senden. Seni hâlâ… çok seviyorum.” Telefonu bir süre elinde tuttu. Gözlerini dikip o birkaç cümleye baktı. Dudaklarını araladı am

