“ Onu unuttun mu? '' karanlıkta çok derinden gelen bir ses usulca kulağına eğildi. '' Onu unuttun mu ? '' diye fısıldadı. Bu onun cezasıydı. '' Unutamamak '' Yavuz'un cezası buydu. Dönüp durdu kafasında yine o son an. Yüzleşmemeliydi. Affedemezdi. Kendini yaptıklarını affettiremezdi. Onu affedecek kişi artık susmuştu. Bir avuç topraktan mı aff dileyecekti. Kaç kişinin katiliydi o? Kaç kişinin kanı vardı ellerinde? O ana gitti yine. Gözlerindeki o hüznünü gördü kızın. Yalvarmıştı oysaki Yavuz'a. Onu dinleseydi. Sussaydı. Hep susaydı. Bunlar olur muydu? Bahçede renkli bir sürü çiçek vardı. Kız çiçeklerin arasında yürüdü Yavuz’a gözlerinde tazecik bir sevinç vardı. Yıldızlar ile yarışır bir parıltı vardı. Yavuz'da koşar adım gitti kızın yanına yolun ortasında buluştular. Sözleştiler . '' He

