" Söyle bakalım düğün ne zaman?" Şu an çok mutluydum. Piç gibi sırıtan Axel'i dövmeyecektim. Elimdeki kahveleri sert bir şekilde masaya bırakıp Axel'e ters bakışlarımı yollamamın hemen ardından sandalyeye oturdum. "Neden, nasıl geldiniz?" Direkt Gonzalez'e bakarak konuşmuştum. Axel'in suratındaki ibne gülüşü o yakışıklı suratını dağıtmama neden olacaktı. "Adamımız Amerika'ya gitti, on beş gün yok. Bizde bu arada neler yapabileceğimize bakacağız." "Sahte kimlikle mi giriş yaptınız ülkeye?" Adamın bağlantıları olduğu netti ülkeye girer girmez haber uçacağı belliydi. Gonzalez, kafasıyla beni onaylayınca doğru tahmin ettiğimi anladım. "Elimizde ne var ne yapıyoruz?" Sorduğum soru ile Gonzalez, beni öldürecek gibi baktı. Muhtemelen bu işin içinde olmamı istemiyordu ama zaten sahalara ve

