" Ne zaman gelecek?" En sonunda Jungkook'u boğarak öldürecektim. Akşama kadar belkide bin beşyüz kere aynı soruyu sormuştu. Her defasında da sanki ilk kez soruyor gibi merakla soruyordu. "Gelir birazdan." Derin bir nefes alıp gözlerimi yumarak cevap verdim. Babam bir an önce gelip gitmeliydi yoksa zavallı Jungkook'un kalbi bu stresi kaldıramayacaktı. "Helena, bir de sen bak eksik var mı?" Mutfağa doğru ilerlediğinde bahsettiği şeyin yemek masası olduğunu anladım. Boşuna bu kadar stres yapıyordu, babam rahat bir adamdı. Karşısında kasılıp rahatsız hissedeceğini türden biri değildi. Gençle genç olurdu bir kere. Babamı tanımadığı için bu kadar huzursuzdu. Muhtemelen tanıştıktan bir yarım saat sonra rahatlatacaktı. Tam mutfağa doğru ilerlerken zilin çalması ile kapıya yöneldim. "Beni bekl

