Bu kez Rüzgar' ın yanında ben oturuyordum. Rüzgar bana baktı. Gülümsedi. " Yaşıyorum. Farkındasın değil mi?" Rüzgar' ın sesiyle irkildim. " Anlamadım. " Daha doğrusu neden böyle bir şey dediğini anlamamıştım. " Yüzün kireç gibi Eylül. Kendini bu kadar üzmen sizin için iyi değil farkındasın değil mi?" " Biraz yoruldum sanırım. " dedim ve sustum. Acaba burada mı söyleseydim diye düşündüm ama insanların yanında konuşmak istemeyeceğine karar verdim. Çağrı' nın evine gittik. O kadar iyi bir ağabeydi ki yaralı halinde arasının bozuk olduğu arkadaşına gitmeye karar vermişti kardeşinin yanında olmak için. Gerçi bence Ebru ile Çağrı' yı aynı evde yalnız bıraksakta olurdu. Bu kadar acı içinde mutlu bir şeyler istiyordum. Rüzgar' ın kollarına girerek daha önce benim kaldığım odaya yatırdılar

