Hayatın eline kendi iplerini verirsen, zavallı bir köle gibi savrulursun rüzgarda. İplerini sıkı tut ve sakın kendini ateşe attığında ağlama. Kendimi kelimenin tam anlamıyla bok gibi hissediyordum. Zihnimde darmaduman olmuş kelimeler, zehirli bir hançer gibi kalbime saplanmıştı. Aldığım her nefes, hem intikamın, hem de ölümün soğuk yankısını keskince işliyordu içime. O gece Kaan'la kelimelere dökmeden yemin etmiştik birbirimize. Çünkü biz birleşemezdik, birleşmemeliydik. Ne ara hayatıma böyle derinlemesine girmişti gerçekten bilmiyordum. Allah kahretsin ki ben hiçbir şey bilmiyordum! Tek bildiğim, hayatımın yolundan sapıp tam gaz uçuruma yuvarlanıyor olmasıydı. Yangın yeriydi hem zihnim, hem bedenim, hem kalbim... Bu saatten sonra geçmişi sorgulamak mantıksızdı

