Ali Ela ile oynamak istediği küçük oyununda hesapta olmayan kahverengi kuyulara düştü. Ela'nın titrek göz bebekleri onu çeken mıknatıslara dönüşmüştü sanki. Ela'nın şaşkınlıktan aralanmış dudaklarına kaydı bakışları. İçinde onlara ulaşmak isteyen bir tutku doğdu. Yavaşça eğiliyordu ki. Böğrüne doğru inen ağırlıkla Ela'nın az önce ki ürkek bakışlarının yerini öfkeli bakışları ile yüzleşti. ardından cazgır sesi. "Ne yapıyorsun sen. Geri bas!" ali bir anda girdiği halüsinasyondan çıktı. ela var gücü ile onu ittirmeye çalışıyordu. Karınca ısırığı etkisi bırakıyordu Ali'de. yarım ağız güldü. ela, Ali'yi milim kıpırdatamayınca üstüne Ali'nin ukala ukala sırıtması ile gelişine bir diz koydu. ali acı ile geri giderken. "Ne yapıyorsun?!" dedi. ela cevap vermeyip arkasını dönüp gidiyordu ki.

