------- Çaresizce bavulu sürükleyerek durağa doğru yürüdüm. Her adımda, bavulun plastik tekerlekleri suyla dolu çatlak kaldırıma çarpıyor, içimi delen bir yankıyla sürükleniyordu. Yağmur iliklerime kadar işlemişti. Sırılsıklam saçlarım yüzüme yapışmış, göz kapaklarıma kadar inmişti. Parmak uçlarım uyuşmuş, nefesim buğulu ve titrek çıkıyordu. Durakta titreyerek kollarımı göğsümde çaprazladım. Soğuğu içimden değil, kalbimin kırılmış köşesinden hissediyordum sanki. Yağmurun dinmeye niyeti yoktu; gökyüzü ağlıyordu ve ben onunla birlikte sessizce çözülüyordum. Etrafta kimsecikler yoktu. Şehir sanki kendi kabuğuna çekilmiş, sokaklar terk edilmişti. Her şey ıslaktı, donuktu, renksizdi. O anda, yanıma biri oturdu. Otururken çıkardığı hafif ses dışında hiçbir şey söylemedi. Dikkatimi ona vermedi

