1.6

457 Kelimeler

"Selam tatlım." "Selam." Yanıma gelip oturan İnci'ye homurdanarak karşılık verdim. Karşımdaki görüntüye bakmaya devam ettiğimde gördüğüm şeyle dudaklarım kıvrılmıştı. Sonat yaklaşık bir saat önce arkasında gördüğü yılanla oradan kalkmış, sete doğru koşmuştu. Yılan da nedenini bilmem, onu takip etmişti. Yeni kameramanın arkasına geçip saklandığında her şey olup bitmişti. Yeniyi yılan sokmuştu. Hastaneye götürülmüştü. Şimdi ise sahneyi Sonat çekiyordu. Elindeki kamerayla yönetmen her "kestik" deyip, oyuncuları uyardığında o bana bakıp göz kırpıyordu. Şey der gibi, "ben sana 'bensiz bir şey yapamazlar' demiştim"  Onun bu hâline her seferinde ister istemez kıkırdıyordum. Ateş'in yılanı gördüğünden beri devamlı irkilip etrafına bakınması sonucu hep sahne kesiliyordu. Hâliyle Sonat'la bend

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE