14.BÖLÜM: DOĞUM

952 Kelimeler
14.BÖLÜM: DOĞUM LALE Ailem hakkında öğrendiklerimden sonra,kararımı vermiştim. Annemi bulucaktım. Ama önce doğumumu sağ salim atlatmalıydım. Artık bebeklerimizi, kucağımıza alma zamanımız gelmişti. Şuan hastanede, bunun için hazırlanıyordum. Bora, bir şey unuttuk mu diye, sağa sola gidiyor, her şeyi kontrol ediyordu. Tam ona, panik yapmamasını söylemek istedim ama geceden beri devam eden sancım, daha da şiddetlendi. Ona söylememiştim. Daha fazla panik olmasın diye. Ama sancı sıklaştığı için, artık saklayamıyordum. Mimiklerimi daha fazla tutamadım. Tabi Bora, hemen farketti bu durumu ve kontrol ettiği şeyi bırakıp, yanıma geldi. ‘’Lale! Ne oldu canım? Sancın mı var? Neden söylemiyorsun? Doktorrr!!’’ Diye bağardı. Sakin ol demek istedim ama bir balonun patlaması gibi, sanki içimdeki kese de öyle patladı. Bir anda altım sırılsıklam oldu. Ben de aynı Bora gibi, bağarmaya başladım. ‘’DOKTORRR!!! SUYUM GELDİ DOKTORR!! BEN SEZERYAN OLACAKTIM AMA SANCIM VARRRR.. BEN İKİZLERE HAMİLEYİMMM!!’’ Diye saçma şekilde bağırıyordum. Halbuki kaç tane video izlemiş, kaç kitap okumuştum. Ama gerçeği gibi, olmuyormuş hiçbiri.. Doktorumda bana, doğum öncesi olacakları anlatmıştı. Sancım olması yada suyumun gelmesi, sezeryana engel değildi. Ama ben panik olmuştum. Hele sancı o kadar çoğalmıştı ki,, Acıdan, Bora’nın elini öyle bir sıkıyordum ki, parmak boğumlarım bembeyaz olmuştu. Bizim iki ağızdan bağartımıza, doktorum ve hemşireler odaya geldi. Hemen benim açıklığımı kontrol etti. Yüzünde onunda panik belirdi. ‘’Hemen normal doğuma alıyoruz. Ultrasonu getirin! Son kez kontrol edeyim bebeklerin durumunu ‘’ dedi. Çünkü bebeklerden birinin kafası, doğum kanalına girmişti. Ve bu durumda sezeryan olamazdı. Olurda sezeryanı tercih edersem de, kanala giren bebeğimin boğulmasına sebep olabilirdik.Riskliydi. ALLAH korusun! Hemşirenin usg cihazını getirmesiyle, doktor hemen bebeklerimi kontrol etti. ‘’Durumları stabil. Ama maalesef sezeryan iptal. Çok hızlı bir şekilde açıklığınız artmış. Sancılarda düzenli, nst ye göre.. Bu yüzden sizi normal doğum için, çatala almalıyız’’ dedi. Ben bir ürktüm ama, Bora yanındayım dercesine, ellerimi tuttu. O andan sonrası, çok hızlı gelişti. Alelacele doğumhaneye götürülüp,çatala alındım. Süreyya babaanne, endişe etmesin diye onun, evde beklemesini istemiştik. Çünkü yaşı bu heyecanı kaldırmazdı. İyikide getirmemişiz. Bu halimizi görse kadın gerçekten bayılırdı. Neyseki sancının düzenli gelmesi, doktorun sakinlikle beni yönlendirmesi ve açıklığımın yeterli olmasıyla, bebeklerden birinin sesini duyduk. Bora’da yanımdaydı ve kordonu o kesti kızımızın. Evet, ilk kızım gelmişti dünyaya. Demek ki, pek sabırlı biri olmayacak. Kızımın kordonunu kesmesiyle babası, ardından göğsüme yatırdılar. Ten tene teması gerçekleştirdiler. Ama sonrasında hemen aldılar. Çünkü oğlum daha doğmamıştı. Ama çok sürmedi. Doğumhanede gür bir ses yankılandı. Adeta ben burdayım diyordu. Oğlumda sağsalim doğunca, onunda kordon bağını, aynı şekilde kesti Bora.. Gözleri pusluydu. Eminim yalnız kalınca ağlayacaktı. Gerçi ben de ondan farksız değildim. Gözlerimden, mutluluktan yaşlar süzülüyordu. Bebeklerimi temizleyip göğsüme yatırdıklarında, Bora ile ben onları izlemek ile meşguldük. Tabi benim de bakımımın yapılması için, artık bebekleri almalıydılar. Bora’ya onlarla gitmesini söyledim. Doktor, zaten benimle ilgilenecekti. Bebekleri, çocuk doktoru da kontrol edecekti. Bora onlarla gitti. Benimde son kontrollerim yapılıp, epizyotomi de bitince, ayağa kaldırdılar. Aşağı bakmamamı, karşıya bakmamı söylediler. Başım dönmemesi içinmiş. Ardından kalacağım odaya doğru yürüdüm. Yanımda hasta bakıcısıyla ama yarı yolda Bora karşıladı beni. Bebekler gayet iyiymiş ve odada beni bekliyorlarmış. Kapıdan beraber girdik. İçerde iki beşik, içinde de bizim can parelerimiz vardı. Bora beni, yavaşça yatağa yürüttü. Sonrada yatağa yatmamı sağladı. Doğumhanede çıkmadan önce, üstümü değiştirip, temizlenmiştim. Hasta bakıcı sayesinde,,, Normalde bunları anne yada kız kardeş yaparmış. Ama benim ikisi de olmadığından , babaanneden de böyle bir şey isteyemeyeceğimden, Bora özel hastane tercih etsekte, en iyisini araştırmıştı. Bu yoksunluğu hissetmemem için, personeli adeta emrime verdirtmişti. Ama bir annenin yerini, hiç bir şey tutamazdı. Yine de, halimden memnundum. Çünkü sağsalim bebeklerimizi, kucağımıza almıştık. Bora, onları beslememe yardım etti. Ebe’nin gösterdiği gibi, birini sağ tarafımdan, birinide sol tarafımdan uzatarak kollarıma yatırdı. O kadar kuvvetliydi ki refleksleri.. O minicik dudaklarıyla hemen kavramışlardı göğüs uçlarımı. Cuk cuk sesler gelmesi, huzurun sesi idi resmen. Şuan şaldır şaldır süt gelmiyordu. İlk ağız sütünü emiyorlardı ama öyle güzel sesler çıkarıyorlardı ki, gerçekten izlemelikti. Allah bütün annelere bu duyguyu yaşatsın. Gerçekten çok kıymetliymiş. Ben annemin sütünü ememedim. Ama bebeklerime elimden geldiğince emziriceğime söz verdim. Maalesef duymuştum, şirkette çalışırken Aynur’dan. Emzirmeyi tercih etmeyen anneler varmış. Sırf göğüsleri deforme olmasın diyeymiş. O zaman duyunca şok olmuştum. Herkesin kendi tercihi demiştim. Tabi aklımda ne evlilik, ne annelik olmadığından, o zaman öyle demiştim. Ama şimdi, asla o tezimi savunmuyordum. Kimse kusura bakmasın. Eğer sağlığına aykırı bir durum yoksa anne ve bebeğin, kesinlikle bu hakkı elinden alamazdı, anne bebeğinden. Madem annelerin tercih etmeme gibi bir hakkı varsa, bebeklerin de süt isteme hakkı olmalıydı annesinden. Hiç sormuş muydu acaba anne , doğurduğu bebeğe, süt hakkından vazgeçer misin diye? Hiç sorulucak soru mu değil mi? İşte anne olan bir insanın da bunu tercih etmesi, bence sorundu. Kusura bakmayın ben yetimhanede büyüdüm ve annesizliği tattım. Belki de bu yüzden bu kadar hassasım bu konuda. Ama şuan, kollarımdaki bebeklerime bakarken, iyiki de böyle düşünüyorum diyorum. Çünkü muhteşemdi. Bebeklerim, emerken yorulmuş olacaklar ki, uykuya daldılar. Kucağımdan dikkatli bir şekilde , sırayla aldı onları Bora ve beşiklerine yatırdı. Ardından da yanıma gelip, sarıldı bana, ‘’Lale’m çok mutluyum! Bana bu güzel duyguları yaşattığın için, sana ne kadar teşekkür etsem az. Asla hakkın ödenmez’’ dedi. Ben de ‘’ Aşkım, sen de her zaman bana destek oldun. Ben de senin hakkını ödüyemem. Lütfen öyle söyleme. Ne yaptıysak beraber yaptık ve biz bu yola çıkarken iyi günde kötü günde, hastalıkta sağlıkta demedik mi?’’ Dedim. O ise ‘’ Bunları yapmak benim görevim. Ama sen karnında, sırf ben baba olmayı istedim diye, bir değil iki can birden taşıdın. Yetmedi, ikiz doğumun ne kadar, normal olarak doğmasının zor olduğunu, beraber okumuştuk. Sen, zor olsada istisnayı başardın. Üstelik onları emzirmen, paha biçilemez’’ dedi. ‘’Tabikide emziricem. Ben onların annesiyim. Son nefesime kadar da onlar için, elimden ne geliyorsa yapacağım’’ dedim. Yaşamadığım bütün duyguları onlara yaşatacaktım. Yaramazlık yaptıklarında şiddet yada ceza vermeyecektim. Tabi şımartmayacaktım da,,,, Güzel ve iyilikle terbiye verecektim, ama korkuyla değil!!! Sevgiyle.,,,,,,,,,,,,
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE