Bir kurşun, kocaman bir hayatı heba edebilirdi. Hatta iki. Artık tutunacak kimsem yoktu ve o, damarıma basmaktan çekinmiyordu. Az sonra elimdeki silahından çıkan kurşun alnının ortasına girecek ve sonrası malum. O öldükten sonra, büyük ihtimalle ben de öleceğim, aksi olsa bile yıllarca hapis yatacağım. Ama olsun, en azından bu iki kardeşin ikisini de gebertmiş olacağız. Ya onlar bizi, ya biz onları. Sonuçta aradan ne kadar süre geçerse geçsin, bu, elbet gerçekleşecekti. Onu vurup vurmamakta kararsızdım ama ensemde hissettiğim o soluk, bu kararsızlığa son verdi. Kararı benim yerime o verdi ve enseme sert bir şeyin değdiğini hissettiğim andan çok az sonra kendimi yerde buldum. Buraya nasıl devrildiğimi bile hatırlamıyordum, lakin, az sonra kararan gözlerim yeniden açıldığında, acıyla inle

