Fernando kaç gündür zindan da olduğunu tahmin edemiyordu. Güneşin doğup battığını görebileceği bir penceresi yoktu. Zaman geçtikçe sinirleri daha çok gerildi. Demir kapıyı yumruklamaktan ellerinde yaralar oluşmaya başladı. Önüne konulan ekmeği yaşamak için yiyordu sadece. Defalarca kralla konuşmak istediğini söylese de, isteği kral tarafından asla kabul edilmedi. Aklı Isabel'deydi. "Lanet olsun Jose Luis! Eğer karıma zarar verecek olursan senin ölmene asla izin vermeyeceğim. Hayatın boyunca işkence göreceksin."dedi öfkeyle bağırarak. Zindanın kapısı hızla açıldı. İçeri giren adam "Bir ziyaretçin var ama kısa konuşun. Kralın emri var."dedi ciddi bir sesle. Fernando kapıya doğru yürüdü. Karşısında Desmond'u görünce derin bir nefes aldı. "Fernando seni uyarmıştım. Asla buraya dönmemeliydi

