SAVAŞ "İrem benimle buluştuğun için çok teşekkürler." "Rica ederim ama söylemek istediğin önemli şey nedir?" "Aa? Savaş? Yine mi sen?" Güneş tam zamanında gelmişti. "Aa? Selam. Nasılsın?" ayağa kalkıp sarıldım. Kulağıma fısıldadı. "Panik olma." "İrem? Seni görmek ne güzel? Dün kaçırmıştım ama karşılaştık yine. Nasılsın?" "İyiyim. Teşekkür ederim. Sen nasılsın?" "İyiyim." "Güneş oturmaz mısın?" "Yok ya rahatsız etmeyeyim." "Olur mu hiç öyle bir şey. Otur. Ne içersin?" "İyi. Oturayım. Kahve olur." garsona el edip çağırdım. "İrem sen de içer misin?" "Olur. Alayım." garsona sipariş verdikten sonra gergince oturmaya devam ettim. Güneş İrem'le sohbete başladığında saate baktım. Birkaç saat içinde Devrim'le buluşacaktım. Şimdi hazırlanıyordur iki gözümün çiçeği. "Değil mi Savaş?" adımı duyduğum

