Tüm o ateşli dakikaların üzerinden henüz bir saat geçmişti. İkisinin de ağzını bıçak açmıyordu. Sadece sarmaş dolaş uzanmış sessizliği dinliyordu. Mine, aralarındaki ilişkinin nasıl ilerleyeceğini Arslan'a anlatabilmek yollarını arıyordu. Arslan ise bir patavatsızlık edip Mine'yi sinirlendirmekten çekiniyordu. Daha yeni barışmışlardı çünkü. Kadının kafasında soru işaretleri yaratmak istemiyordu. Çok uzun zamandır böylesi mutlu ve huzurlu olmamıştı. Tadını çıkarmanın derdindeydi. "Arslan..." "Şhh! Konuşma... Bir şey söylemene gerek yok. Seni seviyorum. Beni seviyorsun... Aşkım, tekrar birlikteyiz ve daha fazlasına ihtiyacım yok. Tek ihtiyacım seni mutlu etmek." Mine'nin küçük elini avucunun içine alıp parmak uçlarını öptü. Kalbi çok kırılacaktı. Kesin çok üzülecekti Arslan ama onun

