Tanıtım

648 Kelimeler
Miran Hicran’la lisede tanışmışlardı. Zamanla arkadaşlıkları aşka döndü. Ya da Hicran öyle sanıyordu.Lise bittiğinde evlenirler diye düşünüyordu. Çünkü Hicran’ın ailesi tutucuydu. Yalnız başına bir yere göndermezlerdi. Ancak evlenirlerse üniversiteyi okuma şansı olurdu. Zaten birbirlerini seviyorlardı. Evlenmeyip ne yapacaklardı ki.. Ama beklenen olmadı. Miran o gün her zaman buluştukları uçurum kenarına geldi. Hicran’ı bekliyordu. Hicran ise her zaman ki gibi gizlice çıkmıştı arka kapıdan. Annesi komşuya dedikoduya gitmişti. Babasıda tarladaydı. Irgatların başındaydı. Durumları iyiydi ama kız kısmı okumaz gözüyle bakan eski kafalı bir adamdı babası. Annesi ise zengi kocaya varmak varken, okumak da niye kafasındaydı. Birde küçük kız kardeşi vardı Hicran’ın. Ortaokula gidiyordu Zarife. Daha 13 yaşındaydı. Hicran kimselere görünmeden, her zaman ki gittiği yolları kullanarak, vardı uçurumun kenarına.. Sevdiği ordaydı işte bekliyordu. Yanına geldiğinde sarıldılar. Miran sanki veda eder gibi sarılmıştı sımsıkıcasına. Hicran yaz tatiline girdiklerinden, görüşmeleri zor olacak diye böyle yaptığını düşündü. Çünkü her yaz tatili geldiğinde Miran böyle yapardı. Sarılmaları bittiğinde Miran boğazını temizledi, belli ki bir şey diecekti. ‘’Hicran, sevdiğim biliyorsun üniversite sınavına girdim. Bugün sonuçlar açıklandı, kazanmışım’’dedi. ‘’Miran bu çok güzel bir haber. Desene artık hiç ayrılmayacağız’’ dedi Hicran, Çünkü öyle sözleşmişlerdi yıllardır. Hicran o sene sınava giremeyecekti ama evlendikten sonraki sene çalışıp oda kazanmak için elinden geleni yağacaktı. Hala sözlerine sadıklar sanıyordu. Miran ‘’ Sevdiğim ben İstanbul’u kazandım. En yakın zaman da gidiyorum.’’dedi. Hicran’’Tamam sevdiğim sorun değil, ara tatile geldiğinde isteme olur söz keseriz sene sonunda evleniriz’’ dedi. Miran sevdiğini üzmek istemiyordu ama söylemek zorundaydı. ‘’Hicran ben gidiyorum ama gelmeyeceğim tatile. İsteme felan olmayacak’’ Hicran ‘’Anlamadım! Ne diyorsun Miran açık konuş’’ dedi. Miran’’ Açık konuşayım tamam.Biliyorum sana söz verdim ama daha 18 yaşındayız ve ben bu kadar erken evlenmek istemiyorum. Zaten ailemde buna izin vermez. Babam bir an evvel okulu bitirip gelmemi ve işlerin başına geçmemi istiyor. Seni seviyorum ama şuanda evlenirsem ailem maddi desteğini keser. Ve okulu okuyamam. Büyük şehir de okumak kolay değil. Öğrenciye kimse kolay kolay iş vermiyor’’ dedi. Tabi Miran, Hicran’ın ailesinden daha da zengindi.Yokluk nedir bilmezdi. Hep bolluk içinde yaşadığından,okulu okurken ailesinin maddi desteğine ihtiyacı vardı. O yapamazdı yurtlarda yada yarım vardiya işlerde. O evden okula, okuldan eve gidecek. Canı istediğinde de kafa dağıtacaktı, gezmeye çıkacaktı tasası olmadan. Hicran’ı çok seviyordu ama bu yaşta böyle bir sorumluluğun altına girmek istemiyordu. Hicran duyduklarıyla şok oldu. Yıllarca konuşup anlaşmamışlar mıydı? Şimdi neden böyle yan çiziyordu ki. Hicran’’Miran sen ne dersin? Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu? Zaten ben de sınava girmek için çalışacaktım. Tamam şimdi nişan yapardık. Ben bu süre zarfında çalışırdım. Bir sene sonra sınavı kazandığımda düğünü yapardık. Hem nişanlanınca, ailem sınava girmeme karışamazdı.’’ Dedi. Ama Miran bu yaşta evlenmeyi istemiyordu. Korkuyordu becerememekten. Ama Hicran’ı yaraladığının ve ilerde bu yaptıklarından pişman olduğunda geri dönüşünün olamayacağını hesap edemeden, tutarsızca konuşmaya devam etti. ‘’Hicran ben istemiyorum. Bu yaşta bu sorumluluğun altına giremem anla. Bak seninle dolu dolu 4 senemiz geçti ama artık bitti. Daha fazla uzatmadan helalleşerek ayrılalım’’ dedi. Hicran ise hayal kırıklığıyla baktı. Bu adamla mı 4 senedir sevgiliydi. Boşu boşuna mı evden kaçtıkları farkedildiğin de annesinden dayak yemişti. Sabahlara kadar ikisi için de boşamı sınavlar için notlar hazırlamıştı. Hele üniversite sınavına gireceği zaman, resmen kampa sokmuştu Miran’ı okulda. Ama şimdi bırak sevgilisi olduğunu, sanki yaptıklarının bile önemi yokmuş gibi davranıyordu. Bu kadar kolay mıydı silmek onun için,,,, ‘’Tamam Miran uzatmayalım. 4 seneyi olduğu gibi çöpe atalım. Hiç yaşanmamış gibi davranalım. Ama sana ahdîm olsun! Eğer bir gün bu dediklerinden pişman olursan, sakın âf için kapıma gelme ‘’ dedi. Hicran’ın son sözleri Miran’ın kendine gelmesine sebep olmuştu ama iş işten geçmişti. Sessizce arkasını dönüp gitti. Hicran orda, o uçurumun kenarında yemin etti,, bağıra bağıra,,,,, ‘’EY DAĞLAR, EY DENİZ, 4 YIL BOYUNCA AŞKIMIZA ŞAHİT OLMUŞ BU UÇURUMUN KENARI, SEN DE ŞAHİT OL! EĞER BİR GÜN DÖNERSE MİRAN, PİŞMANIM DİYE ,,,, ONU ASLA AFFETMEYECEĞİM.. BENİ BÖYLE YARI YOLDA BIRAKTI YA ,,, BEN DE ONA ACIMAYACAĞIM.!!’’ Ama çoktan kader ağlarını örmüştü ve yaşanılacaklar zamanını bekliyordu.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE