“Hayır, gerçekten inanmıyorum,” dedim yüzümde kocaman bir gülümseme vardı. Güz yüzünü buruşturdu. “Nasıl inandırabilirim seni? Gerçekten müzik dersim berbattı. O kadar berbattı ki ilk konserimizi vereceğimizi duyduğunda müzik hocam bana inanmamıştı. Arkamdan kahkahalarla güldüğüne eminim ama ispatlayamam.” “Nasıl olabilir ya?” dedim. Aklım almıyordu. Üstünden yetenek akan bu adam nasıl olur da en iyi yaptığı şey olan müzikten zamanında kalma noktasına gelebilirdi? Gözlerini devirdi. “Asla farkında değildim. Şarkı söylemek, enstrüman çalmak hiç ilgimi çekmezdi. Annemin isteği ile zorla aldığım piyona dersleri bende kusma isteği yaratırdı. Nathon benden de beterdi. Sesinin güzel olduğunu babam fark etmişti.” Gözlerimi kocaman açtım. “Yok artık. İnsan nasıl yeteneği olduğunu fark etmez?

