Ahu ne kadar yanında kalmak istese de hem babaanne etkisi hem de Devran’ın 'yalnız kalırsam daha iyi olur' demesiyle eli kolu bağlanmıştı. Çaresizce evin içinde dolanıp durdu. Böyle bir yolculuğa çıkmış olmak akıl karı değildi. Yaşanabilecekleri tahmin edebilse gelmez Devran’ın gelmesine de müsaade etmezdi. Ama bu sorularla da yaşanmazdı işte. Sürekli beyninin bir tarafını meşgul ediyordu demek ki! Ve şimdi daha iyi anlıyordu adamın dalınca nerelere gittiğini. Akşam Devran’ın yemeğe gelmemesiyle iyice meraklandı. Üzüntü ve çektiği acıdan dolayı kendisi de yiyemedi. Nasıl boğazından geçerdi ki, bu duyduklarının yükü altında o da eziliyordu. En sonunda aklına gelen ilk şeyle Devran’a bir tepsi yemek hazırlayıp üst kata yöneldi; ''Nereye gidiyorsun gelin kızım?'' sesiyle arkasına döndü. Kar

