Aslında cesur biri olmak isterdim. Belli ki ben lavaboda boş boş oyalanıp saçlarımla oynarken ailesi Emre’yi uyandırma görevini başarıyla tamamlıyor. Dışarı çıktığımda seslerin yemek odasında yoğunlaştığını fark ederek oraya geçiyorum. Emre içeri girmemle birlikte başını bana çevirip gülümsüyor. “İşte Nur da geldi.” “Demek uyandın?” diyorum ben de gülümseyerek. “Evet, babam uyandırdı.” “Nur gel sen de otur, biz Ayhan amcanla servisi hallederiz.” Meltem Hanımın nezaketi beni her seferinde olduğu gibi yine şaşırtıyor, bu yüzden kekelemekten korkup konuşmak yerine söylediğini yapıyorum. Onlar mutfaktan yemekleri getirirken Emre’nin üstünü değiştirmiş, yüzünün de bir hayli canlanmış ve renklenmiş olduğunu fark ediyorum. “Şimdi daha iyi görünüyorsun,” diyorum memnuniyetle. “Evet, iy

