Aslında aileden biri olmak hoşuma gider. Emre giyinmiş bir hâlde mutfağa geldiğinde ben de kupalarımızı doldurmakla uğraşıyordum. İşe götüreceğim termos ve sandviç hazırdı, kıyafetlerimi giymiştim, kahve de mutfağa mis gibi kokusunu yayarak beni kendime getirmişti. Yani kısaca her şey hazır da diyebilirdik. “Günaydın müstakbel eşim,” diyor Emre dikkatli adımlarla bir sandalyeye oturarak. “Günaydın,” derken ona seçtiğim kıyafetleri giydiğini görerek mutlulukla gülümsüyorum. Emre kabaran saçları, rahat kıyafetleri ve uykulu yüzüyle çok dağınık ama nedense etkileyici görünüyor. Bardakları masaya bırakıp ona sarılıyorum. “Biliyor musun? Son günlerde seni dağınık görmekten hoşlandığımı fark ettim.” Emre beni kucaklarken sesi şaşkın çıkıyor. “Dağınık mı görünüyorum?” Geri çekilip saçla

