Aslında sana nadiren kızıyorum. Emre beni bulduğunda kendimi bayağı iyi hissediyordum. Arkama yaslanmış otururken kısık sesli müziğimin sesini çıkarmak ve hafifçe esen rüzgârla ferahlamak bana iyi gelmişti. “Nur?” diyen sesini duyduğumda gülümsememek için kendimi zor tutuyorum. Yanıma oturuyor ama aramızda minik de olsa bir mesafe bırakıyor. “Merhaba,” diyorum resmî bir samimiyetsizlikle. “Nur,” diyor Emre iç çekerek. Adımı nefes alır gibi söylemesi beni çok şaşırtıyor. Kendini bana acındırmak adına yaptığı yüz ifadesi eşliğinde elini omzuma koyduğunda irkiliyorum. Böyle bir şeyi beklemiyordum. “Ne oluyor?” “Nur, seni çok özledim,” diyor üzgün bir şekilde. Sesi mi titriyor onun? Ne tuhaf adam! Eskiden çok gururlu biriydi. Şimdi nasıl böyle oldu aklım almıyor. Yoksa ben mi onu yanl

